Üyelerimiz Diyor ki!

YABANCI ATIRIMCILARIN YENİ
HEDEFİ TÜRKİYE

Bilindiği gibi Avrupa topluluğuna yeni katılan ülkelerden Bulgaristan ve Romanya da yüzde beş yüz gibi hayal edemeyecekleri karlar elde eden yabancı yatırımcılar aşağıdaki beklentiler nedeniyle rotalarını Türkiye’ye çevirdiler.

  Türkiye’nin Avrupa Topluluğu’na katılmak üzere önemli mesafeler kat etmesi, Mortgage tasarısının kanunlaşması; yabancıların mülk edinmesindeki engellerin ortadan kaldırılması, küresel ısınmaya bağlı olarak önümüzdeki dönemde Avrupa’da meydana gelebilecek olumsuz hava koşullarına nazaran ülkemizin daha uygun iklim koşulları taşıyacağının değerlendirilmesi; ikinci ev tercihlerini kullanan Avrupalıların yatırım yaptıkları İspanya ve İtalya gibi ülkelerin aşırı değerlenmesi, Avrupa’da hızla artan yaşlı nüfus nedeniyle çok karlı bir sektör olan ikinci bahar misafirhanelerinin alternatif ülke arayışı gibi nedenlerden dolayı 2007 ve sonrasında yabancıların ilgisinin ülkemize katlanarak artacağını değerlendiriyorum.

Bu ilgiyi karşılayabilecek donanıma sahip eğitimli emlakçıların çok kazançlı çıkacaklarına ve ülkemize gelecek misafirlerimize seviyeli hizmet vereceklerine inanıyorum. Bu süreçte dil bilen, sektörel bilgisi yüksek eğitimli emlakçılarla, diğerleri arasındaki makasın açılarak; doğal ayaklanmanın yaşanmasını bekliyorum.

Biz eğitimli emlakçılara düşen görev; dünya standartlarına entegre olmuş, sistemde hizmet yarışında iyi niyetimiz, sağduyumuz, profosyenel çalışmamız ile sektöre ivme ve nitelik kazandırmak için öncü olma görevimizi sürdürülebilir olarak devamlı kalmamızdır

İSMAİL ERTAN YAMAÇ
TURYAP ÇEKMEKÖY MADENLER   TEMSİLCİSİ

MERHABALAR

 

1990 yılında bu mesleğe girmeye karar verdiğimde cep telefonu henüz Türkiye’de yoktu, ülkemiz Akmerkez gibi büyük alışveriş merkezleri ile de tanışmamıştı. Gelişime bu kadar açık ve aç olan emlak piyasamızda da bilgisayarın nimetlerinden faydalanmayı bırakın tuşlarına bile dokunanların sayısı son derece azdı.

O dönemden bu güne gelinceye kadar emlak piyasası ne aşamalardan geçti ! 1994 krizi, 1999 depremi, siyasi krizler, konut kredilerinde dalgalanma ve nihayet Mortgage. Yaklaşık 20 yılda dev adımlarla büyüen sektörümüzün bugün yaşadığı hareketliliği, sektörde Mortgage ile yeniden tavan yapmanın ön hazırlığı olarak değerlendiriyorum.

Fakat ne yazıkki yasanın yürürlüğe giriş tarihi ile siyasi kriz yaratma özelliği olan seçimlerin tarihinin çakısması  Mortgage Sisteminin sektöre getireceklerini olumsuz olarak etkiliyor.

Eğer seçimlerden sonra beklenmeyen, istenmeyen olaylar olur, siyasi risk devam ederse
Mortgage’a rağmen 2006’nın ortalarından itibaren  realize olan emlak fiyatlarında düşüş yaşanabileceği kanaatindeyim. Hepimizin iyi bildiği gibi böylesi önemli yatırım araçlarının beklentisiyle geçen ara dönemlerde emlak fiyatları da tırmanma eğilimi gösterir.   Kanımca seçimlerden sonra siyasi riskler atlatılır ve finans piyasaları rahatlarsa herkesin beklediği
gibi Mortgage ile beraber emlak fiyatları da yükselecektir.

Geçiş döneminde önemli bir ikilem yaşanmaktadır. Müşteri, emlakı fiyatın yükselmesine rağmen vade ve oranların düşüklüğü nedeniyle Mortgage’dan faydalanarak mı almalı yoksa fiyatların realize olduğu ve dalgalanmanın durulduğu dönemi mi beklemelidir? Unutulmamalıdırki Mortgage Sistemi, malı ‘alırken’ değil ‘satarken’ kazanmak isteyenler için çok önemlidir. Bu nedenle Mortgage Sistemi, Türkiye ekonomisi için büyük bir artı ise de sistemin oturması için biraz zamana ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bu köşede bana yer veren Eğitimli Emlakçılar Derneği’ne teşekkürlerini arzederim.

 

Saygılarımla.

Hakan Yelözer
Koç Gayrımenkul

PİYASALAR HAKİKATEN CANLANDI MI?

Yabancıların Mortgage, maliye bakanımızın da tut sat, al sat, yakala sat vs. isimlerle piyasaya tanıttığı, kira miktarı kadar ödemeyle ev sahibi olmak hayali inşaat emlak piyasasını canlandırdı diyorlar. Okuduğum bazı haberlerde de emlak satışı patlayacak şeklinde fırtınalar kopuyor. Yurdun dört bir yanında emlakçılık yapan meslektaşları arıyorum, “inşaat emlak piyasası patlar mı bilemeyiz ama biz beklemekten ve durgunluktan patladık” diyorlar. Bu nasıl iş anlamadım doğrusu.  Acaba yaratılan sadece suni bir iyimserlik havası mıdır ? İnsanın aklına hemen bir fıkra geliyor ister istemez.  Boksör ringde devamlı rakibinden dayak yiyormuş, ama raund aralarında köşesine her gittiğinde, antrenörü ‘aslanım dehşet dövüyorsun rakibini’ diyormuş. İlerleyen raundlarda dayak yemekten bitap düşen boksöre antrenörü yine ‘müthişsin, hadi aslanım’ diye gaz vermeye kalkınca, mecali kalmamış boksör demiş ki, ‘hocam hakikaten ben mi rakibimi dövüyorum?’ Antrenörü ‘tabii aslanım ne oldu’ demiş.  ‘O zaman hocam beni kim dövüyor?’ Yani fıkradan yola çıkarak, eğer emlak piyasası mortgage veya benzeri konut kredileri yüzünden canlandıysa bizim niye haberimiz yok ! Bu kadar emlak ofisi niye kapanıyor? Bu yaygara yüzünden, olan arsa fiyatlarına oldu, arsa fiyatları iki senede yüzde iki yüz arsa fiyatları arttı. Konut üreten firmalar zaten metrekaresini bin liraya yap, üç bin liraya sat zihniyetindeler. Vatandaşa gelince; maaş  veya gelir aynı, konut fiyatları iki sene öncesine nazaran neredeyse iki üç kat arttı. Şunları kahraman Türk milleti olarak iyice bilmemiz lazım ki burası Türkiye. Bizim onlar kadar sağlam bir ekonomimiz ve her kıta da sömürgelerimiz yok. Kırılgan bir ekonomiye sahibiz. Artık Avrupa’da bile bu kadar yaygın olmayan residence sevdasından vazgeçmeli. Bu fiyatlarla bu gelir düzeyindeki halk zor ev alır; kredi alsa zor taksit öder. Demek ki küçük metrekareli evlere rıza göstereceğiz. Eğer arz az talep fazla durumu yaratırsanız, fiyatlar artar. İllaki düşük faizli konut kredileri ve mortgage piyasaya servis edilecekse, önce uygun fiyatlı arsalar oluşturulacak ve fahiş fiyatları önleyecek bir  kredili konut satış politikaları oluşturmak gerekecek. Yoksa burası Türkiye, serbest ekonomi uyguluyoruz. Vatandaş keyfine ve lüksüne düşkündür, konut üretimi az talep çok isteyen alır dersek, fiyatlar şişer, satışlar düşer, emlak piyasası patlamaz ama emlakçılar beklemekten patlar. Temennimiz tersi olması yönünde.

Saygılarımla,

Hasan Karadeniz

www.emlakuzmani.com

DİYARBAKIR’DA GAYRİMENKUL  PİYASASI

Diyarbakır’ın gelişime  açılmış olan Urfa Yolu ve Dicle Kent Bulvarı’nda 
1998den beri sektörde faaliyet  göstermekteyim. Emlak sektöründe  2004-2006 döneminde çok ciddi bir hareketlilik yaşandı. Bu dönemde ise sektörde bir durgunluk görülüyor.

Sektörde şimdi yoğun bir hareketliliğin yaşanacağını tahmin ediyoruz çünkü emlakta Mortgage dönemiyle   ‘kira öder  gibi  ev  sahibi
olmak’
düşüncesi vatandaşlarımızım mülk edinme isteğini artırmaktadır.

Diyarbakır’ın  büyük bir hızla gelişmesi, modern işmerkezleri, plazalar, alışveriş merkezleri, lüks oteller, modern binalar ve kente  yapılan  yeni   parklar bu gelişimde çok önemli bir pay sahibi oldu. Kentin yoğun emlak ihtiyacını gidermede TOKİ’nin yaptığı toplu konutlarla, müteahhitlerin Dicle Kent  ve Urfa Yolu  üzerindeki faaliyetleri etkili olmaktadır.

Şehirde arsa  fiyatlarında  yükseliş görülüyor. 2007 yılının sonlarında gayrimenkul  sektöründe Mortgage’nin gelmesiyle müthiş bir  çıkış  olacağının duyulması bile fiyatlarda  yüzde 30 artışa neden oldu.

Bu dönemde yapılacak en iyi hamlelerden birisi de sektöre düzen getirmek adına, emlakçılıkla ilgili düzenleme ve denetlemelerdir.

Gayrımenkul, insan  hayatında  yapılan en büyük, en pahalı, en ünemli alışveriştir. Bu nedenle vatandaşlarımızın çok dikkatli olmalarını  ve  her emlakçıya gitmemelerini 
sektörde resmi  ve  güveneceği emlakçıları tercih etmelerini öneriyor, bütün
meslektaşlarımıza çalışmalarında başarılar diliyorum.

Ramazan Pamukçu
RAPA  İNŞ EMLAK  LTD.ŞTİ