Eylül 2007 Bülteni

MORTGAGE FAİZLERİ NE ZAMAN DÜŞECEK?

Garanti Bankası Genel Müdürü, Mortgage faizlerinin 2008'de % 1 seviyesine ineceğini söyledi. Ergun Özen, konut kredi faizlerinde düşüş trendinin devam ettiğini belirterek ‘Merkez Bankası'nın yıl sonunda % 0.75 puan faiz indirmesini bekliyoruz’ dedi.

Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, ‘Ben hâlâ faiz trendinin aşağı yönlü olduğunu düşünüyorum’ dedi. Özen, Garanti Bankası'nın, müşterilerine danışmanlık verecek Tutsat (Mortgage) uzmanları yetiştirmek üzere İstanbul Bilgi Üniversitesi işbirliğiyle hazırladığı 'Uygulamalı Konut Finansmanı Sertifika Eğitimleri'nin sertifika töreninden önce basın mensupları ile biraraya geldi. Özen, burada yaptığı konuşmada, Garanti Bankası olarak gayrimenkul sektöründe bir ilke imza attıklarını söyledi.

Önümüzdeki dönemlerde ekonominin seyrinin devam etmesini beklediklerini kaydeden Özen, faiz oranlarının 2008'de % 1 seviyelerine gerileyebileceğini bildirdi. Bu sayede Türkiye'de konut kredilerinin 5 yıl içinde 100 milyar YTL seviyelerine ulaşabileceğini ifade eden Özen, böylece konut kredilerinin GSMH içinde % 10'a yakın bir pay elde edeceğini kaydetti. Özen, "Yalnız Garantilileri değil, emlakçıları da birer tutsat uzmanı yapabilirsek Türkiye'de bu sektörü çok daha farklı noktalara taşıyabiliriz'' dedi. Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Özen, Merkez Bankası'ndan faiz indirimi beklentilerine ilişkin bir soru üzerine, Merkez Bankası'nın bağımsızlığının çok önemli olduğunu vurguladı. Seçim belirsizliğinin kalkmasının ardından faizlerin düşme trendine girmesinin çok doğal olduğunu dile getiren Özen, yurtdışında kredi riski fiyatlamalarının bu döneme denk geldiğini kaydetti. Merkez Bankası'nın yıl sonunda 0.75 puan faiz düşürmesini beklediklerini bildiren Özen, bunun uluslararası mevcut likidite koşullarına da bağlı olduğunu hatırlattı.


KONUT KREDİLERİNE DİKKAT!

Tüketiciler Derneği (TÜDER), faiz riskine ve döviz fiyatındaki ani hareketliliğe dikkat çekerek, "Türkiye'de sermaye piyasasının son derece sığ olduğu ve gelişmiş ekonomilerin, üzerinde rahatlıkla oyun oynayabildiği bir ekonomi olduğu unutulmamalıdır" açıklamasını yaptı.
Tüketiciler Derneği (TÜDER), Mortgage Sistemi’ne karşı uyarılarını sürdürüyor.

TÜDER, faiz riskine ve döviz fiyatındaki ani hareketliliğe dikkat çekerek, "Türkiye'de sermaye piyasasının son derece sığ olduğu ve gelişmiş ekonomilerin, üzerinde rahatlıkla oyun oynayabildiği bir ekonomi olduğu unutulmamalıdır" açıklamasını yaptı.

TÜDER'den yapılan açıklamada, konut kredisi alacak tüketicilerin değişken faizli krediler yerine sabit faizli kredileri tercih etmeleri önerisinde bulunuldu.

Alınacak konutun gerçek değerinin doğru tespit edilmesi gerektiğine vurgu yapılan açıklamada, ucuz ve uzun vadeli kredilerin etkisi altında kalınmadan satın alınacak evin, gerçek değerinde alınmasına dikkat çekildi. Açıklamada konut kredisi kullanacak tüketicilere yönelik öneriler şöyle sıralandı:

-Halen Türkiye'de faaliyet gösteren bankaların kaynak yapısı 3 ay vadeli, 10 yıl ve 20 yıl gibi vadelerle satılan krediler çok büyük faiz riskiyle karşı karşıyadır.
-Ev alınırken mutlaka öz kaynak katkısı sağlanmalıdır. Konutun belirli bir tutarı mutlaka tüketici tarafından ödenmelidir.
-Tüketiciler gelecekteki nakit akışlarını ipotek altına almamalıdır.
-Aynı dönemde aylık yüzde 0.99'a kadar inen Konut kredisi faizlerinin bir anda yüzde 2.69'a kadar yükseldiği unutulmamalıdır.
-Her türlü artış hesaba katılarak nereye kadar risk alınabileceği hesaplanarak, kredi yükünün altına girilmelidir.
-Türkiye'de mortgage olarak bilinen ancak Konut Finansmanı olarak yasalaşan hususun tüm kurumlarıyla işlerlik kazanması için gerekli tedbirlerin şimdiden alınması otoritelerin en büyük görevidir.
-Tüketiciler 5 yıldan daha uzun vadeli konut kredisi kullanmamaya özen göstermelidir. Daha önceki yıllarda BDDK ve TBB yetkililerinin Türkiye'de kullanılan konut kredisi vadesinin 3.75 yıl olduğunu söyledikleri unutulmamalıdır.


YARIŞ BAŞLADI KONUTTA FAİZ  % 1.29

Tek parti iktidarı ile seçim riskinin ortadan kalkması kredi piyasasında bankaları harekete geçirdi. Bankalar konutta faiz indirim yarışına girdi.

Piyasaların önündeki risk, seçim sonucu ile ortadan kalktı. AK Parti'nin 'uzlaşma' teması içeren mesajları da bankaları harekete geçirmeye yetti. Bankalar faizde indirim yarışını başlattı.

Yapı Kredi taşıt kredisi faizlerini % 1.57'ye çekerken, Anadolubank konut kredisinde aylık faiz oranını % 1.29'a indirdi. Denizbank taşıtta faizi % 1.64'e indirirken, Akbank'ın da kredilerde faizleri indirmeye hazırlandığı öğrenildi.

Halkbank konut kredisi faizini % 1.36'ya indirdi. Tüketici kredilerinde faiz indirimi yarışı mevduatta da kendini gösterdi. İstikrar ortamının havasına giren bankalar mevduatta faizi düşürmeye başladı.

Önümüzdeki günlerde diğer bankaların da bu mevduatta ve tüketici kredilerinde faiz indirim kervanına katılmaları bekleniyor.


KONUT KREDİSİNDE JAPON YENİ DÖNEMİ

Hem dövizle hem çok daha düşük faiz oranıyla borçlanmak isteyenler, bu haber sizin için! Sundukları Japon Yeni cinsinden konut kredisinin yoğun talep gördüğünü söyleyen Anadolubank Genel Müdür Yardımcısı Recep Atakan, ‘Japon Yeni’nin, YTL’ye oranla faiz oranları çok daha cazip olduğu için tercih ediliyor’ dedi
Mortgage’nin yürürlüğe girmesinin ardından, bankalar konut kredilerinde çeşitlendirmeye gitti. Sabit, değişken, sabit + değişken faiz oranlarıyla kredi veren bankaların yanı sıra, bir çok banka da döviz cinsinden konut kredisi veriyor. Euro ve dolar cinsinden konut kredisi, bir çok bankanın portföyünde bulunurken, Anadolubank sektörde ilk ve tek olarak uyguladığı Japon Yeni cinsinden konut kredisiyle dikkat çekiyor. Anadolubank’ın Japon Yeni cinsinden konut finansmanını 2 aydır uyguladığı söyleyen Anadolubank Perakende Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Recep Atakan, Japon Yeni cinsinden konut finansmanın çok ilgi gördüğünü belirtti. Piyasada ilk ve tek Japon Yeni üzerinden konut kredisi veren banka olduklarının altını çizen Atakan, günlük bazda verdikleri kredilerin neredeyse %30’a yakınını Japon Yeni üzerinden verdiklerini kaydetti.

EN DÜŞÜK FAİZ ANADOLUBANK’TA
Japon Yeni’nin piyasadaki en düşük paralardan biri olduğunu vurgulayan Atakan şunları söyledi: ‘Japon Yeni’ni ucuza buluyoruz, bu nedenle düşük faizle müşterilerimize sunabiliyoruz. Düşük faizle sunduğumuz için Japon Yeni üzerinden konut kredisi çok cazip bir hal alıyor ve tercih nedeni oluyor. Japon Yeni ile aldığımız konut kredisi ile YTL cinsinden aldığınız konut kredisini kıyasladığınızda, Japon Yeni’nde her sene % 15 fayda sağlıyorsunuz. Dövize endeksi konut kredisi kullanmak isteyen tüketiciye ben ısrarla Japon Yeni üzerinden borçlanmasını tavsiye ediyorum.’ Bankaların konut kredileri arasında 120 aya % 1,29 faiz oranıyla en düşük oranı sunduklarını ifade eden Atakan, konut kredilerinde yaşanan düşüşü şöyle değerlendirdi: ‘Seçim bittikten sonra, iç siyasal risk ortadan kalktığı için piyasalar bundan pozitif etkilendi. Bankalar pozitif etkilenmeyle faiz indirimine gitti.’

2008’İN BAŞINDA FAİZLER % 1
Ayrıca uzun vadeli pasif yaratmada sıkıntı olduğu için bunu sadece yurtdışında yaratabiliyorsunuz. Yurtdışı piyasalarındaki faiz hareketleri iç piyasalardaki fiyatları belirliyor. Yurtdışında sağlanan kaynaklar bize faiz indiriminin sağlanabileceğini söyledi. Şu an yaptığımız az kâra razı olup, daha fazla müşteri kazanabilmek için faiz oranlarımızı mümkün olduğunca düşük tutmaya çalışmak. Piyasadaki en düşük konut kredisi faiz oranlarını şu an biz veriyoruz ama en düşük olmak gibi bir idealimiz yok, çünkü bankacılık bir ideal üzerine yapılacak bir şey değil.’ Atakan, konut kredisi faiz oranlarının, kritik eşik olan ‘% 1’in altına iner mi?’ sorumuza ise şu cevabı verdi: “Uzun vadeli yaratılacak paralardan rahat konut kredisi verilebilmesi için, bono bileşiklerinin yüzde 13- 14 seviyelerine inmesi lazım. Konut kredisi faiz oranlarının, % 1’in altına inmesi 2008’in ilk yarısını bulur diye düşünüyorum.’


MORTGAGE KREDİSİ’NDE HAYAT VE KONUT SİGORTASI ZORUNLULUĞU RESMEN KALKIYOR!

Bankaların, tüketici kredisiyle birlikte hayat sigortası paketi satmayı kural haline getirmesi Ankara'yı harekete geçirdi. Mortgage Sistemi’nde bu uygulamayı engellemek için yönetmelik çıkarılacak
Bankaların, bireysel kredi kullanan müşterilerine, aynı anda hayat sigortası paketi satmayı adeta kural haline getirmesi Ankara'yı harekete geçirdi. Tüketici Yasası'ndaki açık hükme rağmen, bankaların uygulamada "çapraz satış" olarak adlandırılan yöntemle tüketici kredisine hayat sigortası eklemesi karşısında ilk ciddi adım atılıyor. Sanayi Bakanlığı, Konut Finansmanı Yasası'nın uygulamasını belirleyen bir yönetmelik daha yayımlamaya hazırlanıyor. Yeni düzenlemeye bankacıların itirazına rağmen tüketici lehine bir hüküm eklendi.
Bu hükme göre, Mortgage Kredisi kullananlar hayat sigortası veya konut sigortası yaptırmak zorunda olmayacak. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasa'nın 5'inci maddesinde, ‘Aksine bir teamül, ticari örf veya adet yoksa, satıcı bir mal veya hizmetin satışını o mal veya hizmetin kendisi tarafından belirlenen miktar, sayı veya ebat gibi koşullara ya da başka bir mal veya hizmetin satın alınmasına bağlı kılamaz’ hükmü yer alıyor. Bu hükümdeki muğlak ifadeler, bankalar tarafından yaygın olarak kullanılıyor.
Örneğin otomobil kredisi alan bir müşteriye aynı anda hayat sigortası da yapılıyor. Müşteri böylece hem ilave maliyete katlanıyor hem de kredi vadesi boyunca sigorta primi ödemek zorunda kalıyor. Çoğu zaman bu sigortayı devam ettirmediği gibi bir başka sigorta şirketinden poliçesi bulunması ise kredi veren kuruluşu bağlamıyor. Aynı anda iki hayat sigortası poliçesi satın alınması gibi ilginç durumlar yaşanıyor.

KANUN NE DİYOR?
Sanayi Bakanlığı bu kez yönetmeliğe açık bir ifade yazıyor. Buna göre, Konut Finansmanı Yasası'nda tanımlanan uzun vadeli krediyi alanlara konut sigortası veya hayat sigortası yaptırma zorunluluğu getirilemeyecek. Konutun, zaten Doğal Afet Sigortası Kurumu'nca sigortalandığı dikkate alınacak. Kredi kullanan için "ya ölürse" kaygısına dayalı hayat sigortası dayatması da olmayacak. Kredinin yeterli teminatla verildiği kabul edilecek. Bankalara, ‘Ayrıca sigorta poliçesi satmak istiyorsan, (müşterini ikna et) veya (maliyetini düşürüp poliçeyi cazip hale getirebilirsin)’ mesajı verilecek.


BANKALARDAN RİSKSİZ GAYRİMENKUL

Bankaların satışa çıkardığı gayrimenkullerin KDV'den muaf olması, aracısız ve gerçek değerleri üzerinden satılması gibi avantajlarının yanı sıra alıcılar tarafından bankaların güvenilir algısı nedeniyle tercih ediliyor...

Bankaların satılık gayrimenkulleri, özellikle son dönemlerde alıcılar tarafından oldukça rağbet görüyor. Bankalar, kredi temin etmenin yanı sıra bu özellikleriyle de artık gayrimenkul alıcılarının önemli adresleri arasında bulunuyor. Bankaların sattıkları gayrimenkuller genelde alacaklarına karşılık ipotek ya da haciz yoluyla el koydukları ya da ihtiyaç fazlası olan taşınmazlardan oluşuyor. Bankalar bu yöntemle ellerindeki gayrimenkulleri nakde çevirerek gelir elde ederken ihtiyaç sahipleri ve gayrimenkul yatırımcılarının taleplerine de cevap vermiş oluyorlar.

Satışa çıkarılan gayrimenkuller arasında üretim tesisinden arsaya, işyerlerinden konutlara kadar birçok taşınmaz yer alabiliyor.

BAŞVURULAR NASIL YAPILIYOR?
Alıcılar bankaların satılığa çıkaracakları gayrimenkulleri genelde internet sitelerinden duyuruyorlar. Zaman zaman gazete yoluyla da yapılabiliyor ilanlar... Duyurular, her gün olabildiği gibi çeşitli zaman aralıklarında da yapılabiliyor. Dolayısıyla gayrimenkul alıcılarının bankaların internet sitelerinden duyuruları sık sık takip etmelerinde fayda var.

Gayrimenkuller ihale yoluyla olabildiği gibi direkt başvuru yöntemiyle de direkt başvuru yöntemiyle de satılabiliyor. Satın alacağınız gayrimenkul için taleplerinizi bankaların şube, temsilcilik, bölge müdürlüğü, satın alma ve emlak müdürlüğü ya da emlak servisine yapabiliyorsunuz.

TAKSİTLE SATIŞ İMKANI...
Gayrimenkuller genelde YTL ve dolar üzerinden satışa çıkarılıyor. Gayrimenkuller peşin olabileceği gibi belli faiz oranlarıyla taksitlendirilerek de satılabiliyor. Taksitli satışlarda vadeler bankadan bankaya değişlik göstermekle birlikte genelde 1-60 ay olarak gerçekleşiyor. Bazı bankalar bu tür satışlarda kredibilitesi yüksek alıcılar için kredi imkanı da sunabiliyor. Satılığa çıkarılan gayri-menkullerle ilgili detaylı bilgi almak isteyenler için bankaların emlak servisleri en doğru adres.

Son dönemlerde satışa çıkardığı gayrimenkulleri yoğun talep gören bankalardan biri de İş Bankası... İş Bankası İnşaat ve Emlak Müdürü M. Fikret Çelik, "İnternet sitemizi yakından takip eden yatırımcılarımızdan gelen yoğun talepler sayesinde taşınmazlarımızı uzun süre satışta bekletmeye gerek kalmadan hızla elden çıkartıyoruz" diyor.

İş Bankası'nın halihazırda satışa çıkardığı 352 gayrimenkul bulunuyor. Çelik, bankanın satışa çıkardığı gayrimenkuller arasında Türkiye'nin dört bir yanında yer alan çeşitli büyüklük ve fiyatlarda üretim tesisleri, arazi, iş yeri ve konutların bulunduğunu söylüyor. Banka, gayrimenkullerini peşin fiyatla satılığa çıkarıyor. Taşınmazlar bankanın internet sitesinden bazen de gazete yoluyla duyuruluyor.

NİÇİN RAĞBET VAR?
Çelik'e göre bankalar aracılığıyla satın alman gayrimenkullerin önemli avantajlarından biri bankaların KDV'den muaf olması nedeniyle gayrimenkullerin satış bedellerine KDV ilave edilmemesi. "Bu sistemin en önemli özelliği yanılma ve yanıltma ihtimalinin en düşük seviyelerde olması" diyen Çelik, şöyle devam ediyor: "Profesyonel ekipler tarafından yapılan değerlendirme çalışmaları neticesinde taşınmazlar, gerçek rayiç bedelleriyle ya da bunun biraz altında fiyatlarla ilan edilerek satışa sunuluyor. Açık ve şeffaf bir sistem dahilinde alman tekliflerin değerlendirilmesi neticesinde satışlar gerçekleştiriliyor."

Gayrimenkul yatırımcıların yoğun ilgisiyle karşılaştıklarını belirtenlerden biri de Albaraka Risk Takip Müdürü Kemal Yayla... Yayla, bankaların ciddi ve güvenilir satıcılar olarak algılandıkları için gayrimenkul yatırımcıları tarafından tercih edildiğini söylüyor. Yayla, "Bankaları ciddi ve güvenilir müesseseler oldukları için tercih ediyorlar. Bu gayrimenkulleri bankalar yerine şahıslardan aldığınızda çeşitli risklerle karşılaşabiliyorsunuz. Alıcıların güven ve itibar müesseseleri olan bankalarla muhatap olması, ciddi bir güven oluşturuyor. Gayrimenkuller satış konusunda uzman eksperler tarafından belirlenen gerçek fiyatları üzerinden satıldığı için alıcılar da gerçek fiyatlardan alıyorlar" şeklinde konuşuyor.

ALICI İÇİN RİSK YOK
Peki, bu tip konutları satın almanın riski var mı? Çelik, bu soruya "Alıcılar açısından hiçbir riski yok. Gayrimenkuller, icradan temiz olarak almıyor. Tapunun üzerinde hiçbir haciz ya da ipotek olmuyor" sözleriyle cevap veriyor. Albaraka'm halihazırda satışa çıkardığı 56 gayrimenkulu bulunuyor. Yayla, satışa çıkardıkları gayrimenkullerin toplam değerinin 4 milyon YTL olduğunu belirtiyor. Yayla, Albaraka'da peşin olarak satış yapıldığı gibi vadeli ya da finansal kiralama gibi çeşitli yöntemlerle satışlar gerçekleştiğinden söz ediyor.

Tarla dışındaki her türlü gayrimenkulun satışını yaptıkların söyleyen Çelik, "Hisseli yerine münferit tapulu, kat mülkiyetli olan gayrimenkulleri satıyoruz" diyor. Albaraka'da satılığa çıkarılan gayrimenkuller genelde bankanın internet sitesinde duyuruluyor.


VAKIFLAR İŞGALCİDEN 24 MİLYON YTL’LİK TAHSİLAT YAPTI

Vakıflar Genel Müdürlüğü, zaman içerisinde işgale maruz kalan arazilerinin kira bedellerinden, 24 milyon YTL tahsilat yaptı.Genel Müdürlük ile işgalciler arasındaki davalarda ise yüzde 83,41’lik bir azalma meydan geldi.
Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden edinilen bilgiye göre, Vakıflar yönetiminde bulunan taşınmazlar zaman içinde ihmal, personel yetersizliği, kiraların rayiç bedel seviyesine yükseltilmesini amaçlayan kanuni düzenlemeler gibi sebeplerle işgale maruz kaldı.
İşgallerin sona erdirilmesi amacıyla yargıya intikal eden uyumsuzlukların, zaman kaybı yaratması nedeniyle gerçekleştirilemediği  öğrenilirken,  ulumsuzlukların giderilmesi için 4916 sayılı Vakıf Barışı Kanunu çıkarıldığı anımsatıldı.
Bu kanunla birlikte işgal ve kira uyuşmazlığı sorununda büyük aşama kaydedilirken, kiralama ilişkisinden doğan dava sayısı da 25 bin 496’dan, 4 bin 229’a düşürüldü. Yani toplam dava sayısında 83.41’lik bir azalma oldu. Böylece hem geriye dönük hem de yeni kira bedellerinden 4 yıl içerisinde 24 milyon YTL tahsilat yapıldı.
24 bölge müdürlüğü bazında azalan dava sonuçları şöyle: “Bitlis, Kütahya, Sivas, Tokat, Kastamonu, Şanlıurfa (tüm davalar sonuçlandı), Kayseri yüzde 99,51, İzmir yüzde 98,67, Adana yüzde 96,6, Diyarbakır yüzde 93,46, Malatya 88,89, İstanbul yüzde 86,73, Bursa yüzde 81,72, Ankara yüzde 59,09, Hatay yüzde 58,79, Trabzon 56,67,  Edirne yüzde 55.56, Erzurum yüzde 50,58, Konya yüzde 50, Balıkesir yüzde 38,71, Aydın yüzde 24,26, Antalya yüzde 20,18, Gaziantep ve Samsun hiçbir dava sonuçlanmadı.”

4916 Sayılı Kanun, vakıf binalarında hiçbir kira veya çok düşük kira ödenerek oturanlarla ilişkilerde yeni düzenlemeler getirmişti.


YABANCILARA MÜLK SATIŞINDA VERGİ KAÇIRILMIŞ!

Yabancılara mülk satışı denetimlerinde yüzde 60,3'lük vergi kaçağı tespit edildi. Kıyı şeridinde yabancılara konut satanlar mercek altına alındı.Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu Başkanı Mahmut Vural'dan alınan bilgiye göre, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın onayı ile uygulamaya konulan 2007 Yılı Genel Çalışma Planı uyarınca gerçekleştirilen turne denetimlerinde, yabancılara mülk satışının da büyüteç altına alınması kararlaştırıldı.
Turne denetimi yapılacak yerler de, yabancıların yoğun şekilde emlak satın aldığı Antalya, Alanya, Didim, Kuşadası ve Bodrum olarak belirlendi.Turne dönemi öncesinde Hesap Uzmanları Kurulu Araştırma-Geliştirme ve Risk Analiz Merkezi tarafından yabancılara konut satışı yapan veya satışlara aracılık yapan yükümlülere yönelik kapsamlı bir araştırma ve veri toplama çalışmasında bulunuldu.Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan gerekli olan bazı bilgiler alınarak, bunlar analize tabi tutuldu. Bu bilgilerin yanı sıra Türkiye'de şubesi bulunan tüm bankalardan da yurt dışı yerleşik kişilerden gelen havale bilgileri toplandı.
Yurt dışı havale bilgileri, turne programına alınan yerlerde bulunan mükelleflere göre tasnife tabi tutulurken, kendisine havale yapılan kişiler ile turne planına alınan yerlerde bulunan inşaat firmalarına ödeme yapan kişilere yönelik de bir eşleştirme işleminde bulunuldu. Söz konusu çalışmada, bu kişilerin çoğunlukla emlak komisyoncusu ve avukatlar olduğu tespit edildi. Daha sonra da serbest meslek kazancı elde eden söz konusu kişiler hakkında gerekli mali araştırmalar gerçekleştirildi.
Bu ön hazırlıklar sonucunda elde edilen bilgiler ve incelenecek mükellef listesi, turneye gönderilen hesap uzmanlarına verildi. Turneye çıkan hesap uzmanları da, ellerindeki bilgilerin yanı sıra mahalli düzeyde ve yerinde tespit ile araştırma yaparak, inceleyecekleri mükellefleri netleştirdi. Hesap uzmanlarının bu çalışmasında da, yabancılara mülk satışının büyük bölümünün emlak komisyoncuları ve avukatlar kanalıyla gerçekleştirildiği bilgisine ulaşıldı.
Turne incelemelerinde de, belirlenen yerlerdeki emlak komisyoncularının ve avukatların, bankacılık sisteminden temin edilen ödemelerin dışında nakit olarak da yüksek tutarlı ödemelerde bulundukları, bu işlemlerin pek çoğunda da vergisel yükümlülüklerin yerine getirilmediği ortaya çıktı.Aracılık yapan bu kişilerin bir bölümü, incelemelerde bilgi ve belge vermekten kaçınınca, Maliyeciler tarafından kendilerine yönelik yasal bazı yaptırımlar uygulandığı öğrenildi.
Turnelerde, daha sonra da inşaat şirketleri nezdindeki incelemelere geçildi.İncemeler sonucunda Antalya'da yabancılara yönelik 109 milyon 233 bin YTL'lik satış beyan edilirken, 69 milyon 808 bin YTL'nin kaçırıldığı belirlendi. Bu şekilde Antalya'da yüzde 38,98'lik bir kaçak bulundu.
Kaçak oranı, Alanya'da ise % 72,41'lik oran ile rekor seviyeye ulaştı. Bu merkezimizde incelemeye alınan mükelleflerce yabancılara 326 milyon 410 bin YTL'lik mülk satılırken, satış tutarı, devlete 90 milyon 52 bin YTL olarak bildirildi.
Didim'de beyan edilen 64 milyon 63 bin YTL'lik satışa karşılık 92 milyon 628 bin YTL, Kuşadası'nda 10 milyon 247 bin YTL'lik satışa karşılık 17 milyon 220 bin YTL, Bodrum'da ise 13 milyon 701 bin YTL'lik satışa karşılık, 21 milyon 158 bin YTL devletten kaçırıldı.Bu şekilde Didim'de % 59,11, Kuşadası'nda % 62,69, Bodrum'da da % 60,69'luk kaçak oranı ile karşı karşıya kalındı.

ÇOĞU ANKARA VE İSTANBUL MÜKELLEFİ

Hesap Uzmanları Kurulu Başkanı Vural, inceleme sonuçları hakkında bilgi verirken, denetime konu büyük inşaat projelerinin büyük bölümünün 2007 ve 2008 yıllarında tamamlanacağı saptamasında bulunulduğunu belirtti.
Büyük inşaat projelerini gerçekleştiren firmaların çoğunun İstanbul ve Ankara mükellefi olduğuna dikkati çeken Vural, şöyle devam etti: ''Yabancılara mülk satışı yapan mükelleflere yönelik denetimler kapsamında 88 mükellef incelenmiştir. Bu mükelleflerin 287,3 milyon YTL'lik matrahına karşılık, 437,2 milyon YTL civarında bir % 39,65'ini beyan ettikleri, % 60,35'ini ise beyandışı bıraktıkları anlaşılmıştır. Bir başka anlatımla, beyan edilen her 100 YTL'lik matrahın yanında, 152 YTL'lir gelir beyan dışı bırakılmaktadır.''

Tarhiyat öncesi uzlaşma sonuçlarına bakıldığında ise incelemeye alınan 88 mükellefin yüzde 81'i ile uzlaşıldığını kaydeden Vural, bu şekilde düzenlenen her 100 rapordan 83'ünde uzlaşma sağlandığını bildirdi. Kurul Başkanı Vural, yabancılara mülk satışı yapılmasına yönelik incelemeler neticesinde, kesinleşerek, Hazineye intikal ettirilen tutarın 52,1 milyon YTL'yi bulduğunu ifade etti.


KEY HESAPLARI TASFİYE EDİLİYOR!

KEY hesapları nihayet tasfiye ediliyor! Konut Edindirme Yardımı (KEY) kesintisi yapılan hak sahiplerinin isim ve kesinti tutarları, 30 Kasım 2007 tarihine kadar tasfiye halindeki Türkiye Emlak Bankasına bildirilecek. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının (TOKİ) Konut Edindirme Yardımı (KEY) Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik, 30 Mayıs 2007 tarihinden geçerli olmak üzere Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Yönetmelik, 5664 sayılı Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Kanun uyarınca hak sahibi olanlara nakit veya hisse senedi olarak yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esasları düzenliyor.
Yönetmelikte, ''hak sahibi'' yürürlükten kaldırılan 3320 sayılı Memurlar ve İşçiler ile Bunların Emeklilerine Konut Edindirme Yardımı Yapılması Hakkında Kanun çerçevesinde Konut Edindirme Yardımından yararlanmış olanlar hariç olmak üzere, adı geçen Kanun uyarınca; 1987 ila 1995 tarihleri arasında adlarına konut edindirme yardımı yatırılan ve yardım tutarları gerekli bildirimler yapılarak Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi hesaplarına intikal etmiş olan kişiler veya bunların kanuni mirasçıları olarak tanımlandı. Hak sahibinin ayrıca 1987 ila 1995 tarihleri arasında adlarına düzenlenen bildirim formu, konut edindirme yardımı hesaplarını tahakkuk ettirmek ve Türkiye Emlak Bankasına devretmekle yükümlü kurum ve kuruluşlara verilmiş ve yardım tutarı tahsil edilmiş, ancak Emlak Bankası hesaplarına intikal ettirilmemiş olan kişiler (SSK tarafından yardım tutarları kısmen bankaya aktarılmış olan işçi emeklileri dahil) veya bunların kanuni mirasçıları olduğu belirtildi.

HAK SAHİPLERİNİN BELİRLENMESİ
KEY hesaplarını tahakkuk ettirmek ve tasfiye halindeki Emlak Bankası’na devretmekle yükümlü olup bankaya bilgi gönderen kurumlar dışındaki tüm kurum ve kuruluşlar, KEY kesintileri Emlak Bankası’na aktarılmış olan hak sahiplerinin isimleri ve yardım tutarlarının yer aldığı listeler ile KEY tutarı tahsil edilmiş, ancak Emlak Bankası’na aktarılmamış olan hak sahiplerinin isimleri ile yardım tutarlarının yer aldığı listeleri 30 Kasım 2007 tarihine kadar bankaya bildirecek.
Bakanlar Kurulu bu süreyi bir defaya mahsus olmak üzere 3 aya kadar uzatabilecek. Bu süre içinde hak sahiplerine ilişkin listelerin bildirilmemesi, mükerrer, yanlış veya usulüne uygun olmayan şekilde bildirilmesi halinde hak sahiplerine karşı sorumluluk ilgili kurum veya kuruluşlara ait olacak.
Türkiye Emlak Bankası tarafından başlatılan hak sahiplerinin belirlenmesi işlemleri banka tarafından ilgili kuruluşlarca gerekli mutabakatları sağlanarak gönderilen listeler esas alınarak tamamlanacak.Banka, hak sahiplerinin isim, KEY ve nemalarını içeren listeleri öngörülen sürenin bitiminden itibaren 3 ay içinde Emlak Gayrimenkul Yatırım Ortaklığına (EGYO) bildirecek. Hazine Müsteşarlığı’nın bağlı olduğu bakan bu süreyi bir defaya mahsus olmak üzere 2 aya kadar uzatabilecek.

NEMA HESAPLAMASI

Hak sahiplerinin KEY ana para tutarlarının nemalandırılmasında; hesapların banka tarafından takip edildiği 1 Ocak 1987 ila 29 Aralık 1999 tarihleri arasındaki dönem için Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi’nin 6 aylık vadeli mevduat faizi bileşik usulde uygulanacak.
Hesapların bankadan EGYO'ya devredildiği 29 Aralık 1999 tarihinden, 30 Kasım 2007 tarihine (Bakanlar Kurulunca bu sürenin uzatılması halinde uzatılan süre sonuna) kadar ise; EGYO'nun net aktif değerinin yüzde 60,96'sının, yürürlükten kaldırılan 588 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Türkiye Emlak Bankası tarafından ayni sermaye olarak EGYO'ya devredilen taşınmazlar karşılığı 395 milyon 751 bin 717 YTL 17 YKR' ye oranı esas alınarak nema hesaplanacak.
EGYO, net aktif değerini Sermaye Piyasası Kurulu’nun gayrimenkul yatırım ortaklıklarına ilişkin düzenlemelerindeki usul ve esaslara göre belirleyecek ve bu maddeye göre belirlediği nema katsayısını bankaya gönderecek.
KEY hesaplarını tahakkuk ettirmek ve Türkiye Emlak Bankası’na devretmekle yükümlü kurum ve kuruluşlar nezdinde bulunan ve Türkiye Emlak Bankası’na aktarılmamış olan hak sahiplerine ilişkin KEY tutarlarının tamamı, fer'ilerinin tahsili beklenilmeksizin, Hazine Müsteşarlığı’nın Merkez Bankası nezdindeki 410 numaralı hesabına aktarılacak. Bu kişilere ait KEY tutarları gecikme zamları ile birlikte, ilgili kurumlarca tahsil edilmesini müteakip tahsilatın yapıldığı tarihi izleyen ayın sonuna kadar Merkez Bankası nezdindeki 410 numaralı hesabına aktarılacak.
Bu Yönetmeliğin uygulanmasında, devredilen SSK tarafından işverenlerden gecikme zammı ve faizi ile birlikte tahsil edilen KEY tutarlarının ilişkin olduğu ayı takip eden ayın sonunda tahsil edilmiş olduğu kabul edilerek işlem yapılacak.Belirtilen sürenin bitiminden itibaren hak sahiplerinin alacakları nemalandırılmayacak.Hak sahiplerine ödeme yapılması veya hisse senedi verilmesi işlemleri tamamlanıncaya kadar, hak sahiplerinin EGYO'daki hissedarlığından doğan mali ve yönetimsel haklarının TOKİ tarafından temsil edilmesine devam edilecek.

HİSSE HESAPLAMASI
EGYO hisse senedi almayı tercih eden her bir hak sahibinin EGYO'nun sermayesinin yüzde 60,96'sı içindeki payı; hak sahibinin konut edindirme yardımının 29 Aralık 1999 itibarıyla nemalandırılmış toplam değerinin, tüm hak sahiplerinin konut edindirme yardımlarının 29 Aralık 1999 tarihi itibarıyla nemalandırılmış toplam değeri içindeki payı esas alınarak belirlenecek.

İLAN, ÖDEMELER VE HAK SAHİPLİĞİNİN SONA ERMESİ
Hak sahiplerine ilişkin olarak banka tarafından EGYO'ya bildirilen listeler, hak sahipliğinin tespitine esas olmak üzere, EGYO veya TOKİ tarafından Resmi Gazete'de ilan edilecek. Ayrıca, hak sahipleri listesi, EGYO ya da TOKİ internet sayfasında da ilanla duyurulacak.
Hak sahiplerine yapılacak nakit ödemeler ve hisse senedi devir işlemlerinin ödeme planı ve süresi ile diğer hususları EGYO tarafından belirlenerek ilan edilecek. KEY kesintileri Türkiye Emlak Bankası’na aktarılmış olan ve EGYO Hisse Senedi almayı tercih eden hak sahipleri ilan tarihini takip eden ayın sonuna kadar Ziraat Bankası şubelerinden birine başvuracak. Bilgileri banka tarafından EGYO'ya bildirilen bu hak sahiplerine, talep etmeleri halinde, ödemeler nemasıyla birlikte nakit veya bildirdikleri tercihlerine göre, payları oranında EGYO Hisse Senedi verilmek suretiyle yapılacak.
KEY tutarı tahsil edilmiş, ancak bankaya aktarılmamış olan ve bilgileri banka tarafından EGYO'ya bildirilen hak sahiplerince talep edilmesi halinde, karşılığının Hazine Müsteşarlığı tarafından EGYO'ya aktarılmasını müteakip nemasıyla birlikte nakit olarak ödenecek. Nakit olarak yapılacak ödemeler için EGYO ile Ziraat Bankası arasında protokol düzenlenecek ve ödemeler söz konusu banka şubeleri aracılığı ile toplu veya bireysel olarak yapılacak.
Talep edilmesi halinde ödemelerde yardımı yatıran kurum/kuruluş/saymanlık personeline (hali hazırda çalışanına) toplu olarak kurumları aracılığıyla ödeme yapılacak. Bireysel ödemelerde hak sahiplerinin T.C. Kimlik No, Nüfus Cüzdanı, ehliyet veya pasaport ile Ziraat Bankası şubelerine başvurması gerekiyor.Kanun gereği yapılacak ödemelere ilişkin yeterli kaynak ödeme öncesi EGYO tarafından Ziraat Bankası’na aktarılacak. Nakit olarak yapılacak ödemeler için Ziraat Bankası’na ödenecek komisyon tutarı EGYO ile banka arasında yapılacak protokolle belirlenecek. Yapılan protokol çerçevesinde EGYO, Ziraat Bankası’na ödenecek komisyon tutarını kendi kaynaklarından karşılayacak.
Türkiye Emlak Bankası’na iletilen listelerde isimleri yer almadığı halde konut edindirme yardımına hak kazandığını ileri sürenlerin, ilanın yapıldığı tarihten itibaren 3 ay içinde KEY hesaplarını tahakkuk ettirmek ve ilgili bankaya devretmekle yükümlü olan kurum ve kuruluşlara başvurmaları halinde, adlarına daha önce KEY kesintisi yapıldığı hususunun her zaman düzenlenmesi mümkün olmayan nitelikteki belgelerle kanıtlanması veya bu durumun ilgili kurumların kayıtları ile anlaşılması
kaydıyla, KEY tutarları ilgili kurum veya kuruluşlarca hesaplanarak ilgililerin başvurusunu izleyen 2 aylık süre içinde bankaya bildirilecek. Hak sahibi olduğu tespit edilenlere yapılacak ödemelerde hak sahiplerinin belirlenmesine ilişkin hükümler uygulanacak. Başvuru süresi geçirildikten sonra yapılan talepler ilgili kurum ve kuruluşlarca dikkate alınmayacak. Yapılan ilan tarihinden itibaren 5 yıl içinde talep edilmeyen alacaklar Hazineye gelir kaydedilecek.
Hak sahiplerine nakit veya hisse senedi olarak yapılacak ödemelere ilişkin olarak ihtilaf oluşması halinde hak sahipleri, öncelikle adlarına yardım yapan kurumla, daha sonra bilgileri gönderen kurumla ve en son olarak ise EGYO ile irtibat kuracak.

Konut edindirme yardımına hak kazanan kişinin ölümü halinde, adına biriken ve kullanılmayan yardım nemasıyla birlikte, kanuni mirasçılarına veraset ilamının ibrazı ve varis/varislerce dilekçeyle başvuru yapılması durumunda ödenecek.


KONUT FİNANSMANI FONLARI GELİYOR!

Konut finansmanı fonlarının kuruluş ve faaliyetlerine ve ipoteğe dayalı menkul kıymetlere ilişkin esaslar düzenlendi.Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK), ''Konut Finansmanı Fonlarına ve İpoteğe Dayalı Menkul Kıymetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliği'' Resmi Gazetede yayımlandı.İhraç edilen ipoteğe dayalı menkul kıymetler karşılığında toplanan paralarla, bu menkul kıymet sahipleri hesabına inançlı mülkiyet esaslarına göre oluşturulan mal varlığı olan Konut Finansmanı Fonunun Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde kurulması zorunlu olacak.Fonun tüzel kişiliği bulunmayacak. Fon mal varlığı kurucunun, hizmet sağlayıcının, ve diğer kredi verenlerin mal varlığından ayrı olacak.
Fona ve fondan yapılacak her türlü ödeme ve harcama için bir banka nezdinde kurucunun diğer hesaplarından ayrı olarak fon adına bir hesap açılacak. Süreli veya süresiz olarak kurulacak fon, fon portföyünde yer alan varlıklardan elde edilen, ödeme planına bağlı olan veya olmayan nakit akımlarının bu Tebliğ kapsamında gerekli kesintiler yapıldıktan sonra İDMK sahiplerine aktarılması şeklinde olan ''doğrudan aktarım usulü'' ile yönetilecek. İDMK ödemeler tamamlandıktan sonra itfa edilecek.Tebliğ kapsamında kurulmayan fonlar için ''konut finansmanı fonu'', ihraç edilmeyen menkul kıymetler için ''ipoteğe dayalı menkul kıymet'', ''İDMK'' veya bunlara eşdeğer ifadeler kullanılamayacak.
Tebliğde, fon kurucularının nitelikleri, organizasyonuna ilişkin hükümler, fon kurulu ve fon operasyon sorumlusu, bağımsız denetimine ilişkin esaslar da belirlendi.

FONUN KURULUŞU İÇİN KURULA BAŞVURU

Bankalar, finansman şirketleri, ipotek finansmanı kuruluşları ve tebliğde yer alan nitelikleri taşıyan aracı kurumlar olan kurucu, Kurulca belirlenen standarda uygun olarak hazırlanan başvuru formu, fon iç tüzüğü ve başvuru formunda belirtilen bilgi ve belgelerle birlikte Fonun kuruluşuna izin verilmesi ve İDMK'lerin kayda alınması talebiyle Kurula başvuracak.
Kurul, BDDK'nin denetim ve gözetimine tabi kuruluşların Fon kurmak üzere Kurula başvurmaları halinde başvuran kuruluşun fon kurucusu olmasını engelleyecek bir hususun bulunup bulunmadığına ilişkin olarak BDDK'nin görüşünü alacak.Fonun kuruluş ve İDMK'lerin kayda alınma başvuruları birlikte değerlendirilerek sonuçlandırılacak. Kurul, başvurunun uygun görülebilmesi için ayrıca:
-Fon kurulunun oluşturulmuş, fon denetçisinin ve bağımsız denetim kuruluşunun atanmış, iç kontrol sisteminin kurulmuş, saklama, muhasebe, belge ve kayıt sisteminin geliştirilmiş olması, -İpotekli konut kredileri ile İDMK'nin yönetimi için yeterli mekan, teknik donanım ve örgütlenmenin sağlanmış, bunlara ilişkin insan kaynaklarının belirlenmiş olması,
-Fonun kuruluşu ve yönetimine ilişkin olarak sermaye piyasası mevzuatında belirlenen şartlara uyumun sağlanmış olması gerekli olacak

İPOTEĞE DAYALI MENKUL KIYMETLER
Fon portföyündeki varlıklar teminat gösterilerek ihraç edilen borçlanma senedi olan İpoteğe dayalı menkul kıymet, fon iç tüzüğünde hüküm bulunmak şartı ile fon kurulunun talebi ve ilgili borsanın uygun görmesi üzerine menkul kıymet borsalarında işlem görebilecek.
İDMK ihraçları, fon kurulu tarafından belirtilen kriterlere göre farklı haklara sahip olan sınıflardan oluşturulabilecek. İDMK, farklı fiyat ve vadelerde ihraç edilebilecek.İDMK sahiplerine yapılacak ödemelerin sıklığı en az aylık dönemler itibariyle belirlenebilecek. Ödemeler esas olarak sadece fon portföyünde yer alan varlıklardan kaynaklanan nakit akımlarından karşılanacak.
İDMK'nin itfası sonunda, fon portföyünde yer alan varlıklardan elde edilen nakit akımının, İDMK sahiplerine yapılan toplam ödemeleri ve fondan yapılan diğer harcamaları aşan kısmının kullanım esasları fon kurulu kararı ile belirlenecek.Fon kurulu, ekinde fon portföyüne ilişkin bilgiler ve Kurulca belirlenecek diğer bilgi ve belgelerin bulunduğu bir dilekçe ile halka arz edilmeksizin veya nitelikli yatırımcılara ya da yurt dışında satılacak İDMK'lerin kayda alınması için Kurula yazılı olarak başvuracak. Bu şekilde satılacak olan İDMK'lere ilişkin olarak izahname ve sirküler düzenlenmeyecek.
İhraç başvuruları, her ihraç için ayrı ayrı yapılabileceği gibi, 5 yıllık bir dönem içinde yapılacak İDMK ihraçlarının tümünü kapsayacak şekilde de yapılabilecek.İhraç başvurusunun, 5 yıllık dönem içinde yapılacak ihraçların tümünü kapsaması halinde satışın İDMK'lerin Kurul kaydına alınmasından itibaren 5 yıl içinde yapılması şart olacak.
Bu dönem içerisinde İDMK'ler, tertipler halinde satılabilecek. İhraççılar her tertip satışından en az 10 iş günü önce, fon portföyüne ilişkin bilgiler ile Kurulca belirlenecek diğer bilgi ve belgeleri Kurula verecek Kurul gerekli incelemeleri yaptıktan sonra İDMK satışına izin verecek. Kurul izni olmadan satış işlemlerine başlanamayacak.

HALKA ARZ EDİLECEK İPOTEĞE DAYALI MENKUL KIYMETLER
SPK, halka arz edilecek İDMK'lere ilişkin kayda alma başvurusunu izahname ve sirkülerin Kurulun gerekli gördüğü bilgileri içerip içermediğini dikkate alarak kamunun aydınlatılması çerçevesindeinceleyecek ve halka arz yoluyla satışı yapılacak İDMK'leri kayda alacak.Kayda almaya ilişkin kayıt belgesi alınmaksızın ihraç ve satış işlemlerine başlanamayacak.Kurul, incelemeler sonucunda izahname ve sirkülerde yer alan bilgilerin yeterli olmadığı ve/veya gerçeği dürüst bir biçimde yansıtmayarak halkın istismarına yol açacağı sonucuna varırsa gerekçe göstererek, başvuru konusu İDMK'lerin Kurul kaydına alınmasından imtina edebilecek.
Halka arz edilecek İDMK'lerin ihraç başvurusu, her ihraç için ayrı ayrı yapılabileceği gibi, 5 yıllık bir dönem içinde yapılacak İDMK ihraçlarının tümünü kapsayacak şekilde de yapılabilecek. İDMK ihraç başvurusunun, 5 yıllık dönem içinde yapılacak ihraçların tümünü kapsaması halinde, satışın Kurul kaydına alınmasından itibaren 5 yıl içinde yapılması şart olacak. Bu dönem içerisinde İDMK'ler, tertipler halinde satılabilecek.

İDMK'lerin halka arz yoluyla satışının, anapara ve faiz ödemelerinin, halka arza aracılık yetki belgesine sahip aracı kuruluşlar vasıtasıyla yapılması zorunlu olacak.Kurul, Kanunun ilgili maddesi uyarınca ihraç veya halka arz edilen İDMK'lerin satışına müdahale ederek satış işlemlerini geçici olarak durdurabilecek.Birleşmeye konu fonların, fon kurullarının onayı alınarak, kurucunun talebi ve Kurulun uygun görmesi üzerine birleştirilmesi mümkün olacak.Fonların birleşmesinde uygulanacak esaslar Kurulca belirlenecek.


KONUT SATIN ALIRKEN YAPILAN 10 BÜYÜK HATA!

Konut sahibi olma arzu ve gerekliliği; herkesin öncelikli ve meşru talepleri arasındadır. Özellikle; ülkemizde, konut edinmek isteyen insanların yaptığı en önemli hatalar şunlardır;

1) Konutun fiyatına göre alım yapılması: Konut fiyatı bir çok etmene bağlıdır. Kalitesi, yeri, alanı, sunduğu imkanlar gibi... Genelde ucuz olan tercih edilmektedir. Fiyata göre alım yapan halkımız içinden bir kısmı, 1999 depreminde bunu pahalıya ödemişlerdir. Fiyat ilk öncelik değil; son kriter olmalıdır.
2) Örnek evin dekorasyonuna göre alım yapılması: Örnek evlerin dekorasyonu, son derece albenilidir (alımlıdır) ve konutun ölçülerine göre yapılmaktadır. Alıcı konutu mobilyası ile almamaktadır, eve taşındığında kendi mobilyalarını sığdıramamakta veya örnek ev gibi olmadığı için hayal kırıklığı yaşamaktadır.
3) Reklamlar aracılığı ile alım yapılması: Günümüzde reklamların albenisine kapılıp konut alımı yapanlar bulunmaktadır. Reklamın bir araç olduğunu unutmamak gerekir. Yapımcı firma mutlaka araştırılmalı, proje, sunulan imkanlar tam olarak incelenmelidir.
4) Brüt metrekare üzerinden alım yapılması: Konutun brüt alanı değil net alanı yani yaşanacak alan önemlidir. Konut bittikten sonra yerleşemeyip hayal kırıklığına uğramak istenmiyorsa mutlaka, alınacak konutun iç ölçüleri alınıp yerleşim düzenine ve eşyalarının boyutlarına göre kontrolü yapılmalıdır.
5) Yapımcı firmanın araştırılmaması: Yapımcı firmanın tecrübe, mali yapı, insan kaynakları(?) üçlemesi konutun kalitesi, güvenirliği ve zamanında teslimi için çok önemlidir. Bilinmedik (rüşdü bilinmeyen) veya geçmişi olmayan yapımcıdan alım yapan binlerce mağdur bulunmaktadır.
6) Aidatların sorgulanmaması: Bir çok konut alıcısı, konutuna taşındıktan sonra aidatlar nedeni ile ödeme güçlüğüne düşüp konutunu satmak zorunda kalmaktadır. Bu duruma düşmemek için mevcut aidatı veya olabilecek aidatı sorgulamalıdır.
7) Sözleşmenin okunmaması: Tamamlanmamış konut alacak olanlar mutlaka yaptıkları sözleşmeyi bir uzmana inceletmelidirler. Kısaca neyi imzaladıklarını bilmelidirler.
8) Alınan tapunun cinsinin bilinmemesi: Konut tapuları ortak, kat irtifaklı ve kat mülkiyetli olmak üzere üç çeşittir. Kat mülkiyetli tapu, satışı kolaylaştırdığı için daha avantajlıdır.
9) Ulaşım hatası: Bazı konutlar ne zaman biteceği, nereden geçeceği hatta yapılıp yapılmayacağı belli olmayan metro veya yol argümanları kullanılarak satılmaktadır. Böyle durumlarda yetkili idarelerden bu durum araştırılmalıdır. Yoksa, ulaşımı belli araçlar dışında mümkün olmayan veya yıllar sonra kolaylıkla sağlanabilecek olan bir konut alınmış durumuna düşülür. İş, okul, hastane gibi yerlere ulaşımı göz önüne alınmalıdır.
10) Amaç hatası: Konut satın alınırken oturmak için mi yoksa yatırım için mi alındığına karar verilmelidir. Örnekleyecek olursak, yatırım için alınıyorsa merkezi konumdaki konutlar fazla prim yapmaz.

 

www.egitimliemlakcilar.org

 

ÖNEMLİ BİR RİCA!

Hiç şüphe yokki derneklerin en temel gelir kaynağı cüzi miktardaki aidatlardır. Eğitimli Emlakçılar Derneği de 10 YTL/ay tutarındaki aidatlarla faaliyetlerini gerçekleştirebilmektedir. Zamanında ödenmeyen aidatlar, derneğin bütün faaliyetlerini olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle birikmiş aidat borçlarınızı 0212.344.13.33 numaralı telefonumuzdan Sayın Burcu TURAN ile irtibata geçerek ivedilikle ödemenizi önemle rica ediyoruz.