Haziran 2008 Bülteni

BARTER MORTGAGE DÖNEMİ BAŞLIYOR

Konutta inşaatına devam edemeyen firmalara, ikinci el satışları durma noktasına gelen otomotivcilere ve cep telefonu satıcılarına Türk Barter destek çıkacak. Türk Barter'ın pazarlanmak üzere bu yıl 2 bin 500 adet yeni konut, 4 bin adet ikinci el araç, 30 bin adet cep telefonu alacağını açıklayan Türk Barter Yönetim Kurulu Başkanı Sırrı Şimşek, elinde stok olan, mallarını, konutlarını satamayan, satışlarını artırmak isteyen tüm işletmeleri Türk Barter'a davet etti. Alacakları konutları, vatandaşa 5 yıl faizsiz kredilendirip satacaklarını söyleyen Şimşek, "Sadece yüzde 5 komisyon alacağız. Buna 'barter mortgage' da diyebiliriz" diye konuştu.

Faizsiz kredi

Şimşek, KOSGEB bünyesindeki 2 bin KOBİ'ye de toplam 500 milyon YTL değerinde faizsiz kredi vereceklerini ifade ederek, "Krediye 1 yıl faiz yok, yüzde 5 komisyon alıyoruz" dedi. Şimşek, geçen yılki cirolarının 22 milyon YTL olduğunu kaydetti.


YABANCIYA MÜLK SATIŞINDA YENİ SINIR

Yabancılara mülk satışına Anayasa Mahkemesi'nin iptal gerekçesi çerçevesinde yeni sınırlama geliyor. Buna göre, satılacak arazinin ilçeler bazında imar planının yüzde 10'unu aşamayacak. TBMM Adalet Komisyonu'nda Tapu Kanunun yabancılara mülk satışını düzenleyen 35. maddesini değiştiren tasarı kabul edildi.

Görüşmelerde, CHP'nin eleştirdiği tasarıyla ilgili Tapu Kadastro Genel Müdürü Zeki Adlı, yabancılara satılacak arazilerin Anayasa Mahkemesi'nin iptal gerekçesine göre üçte bir oranında düşürüldüğünü söyledi ve Antalya ile Muğla'dan örnekler verdi. Düzenlemeyle yabancı uyruklular ilçe ve merkez ilçe bazında ilçelerin imar planı ve mevzi imar plan sınırları içerisinde kalan toplam alanların yüzölçümünün yüzde 10'una kadar kısmında taşınmaz ile bağımsız ve sürekli nitelikte sınırlı ayni hak edinebilecek.
Buna göre Antalya'da önceki düzenlemeye göre 10 bin 363 hektar alanın yabancılara satılması öngörülürken yeni düzenlemede bu alan 3 bin 607, Muğla'da ise 2 bin 22 hektaradüştü.

Tasarı neler getiriyor?

Adalet Komisyonu'nda kabul edilen tasarı şu hükümleri de içeriyor:

·  Kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin; sulama, enerji, tarım, maden, sit, inanç ve kültürel özellikleri nedeniyle korunması gereken alanlar, özel koruma alanları, flora ve fauna özelliği nedeniyle korunması gereken hassas alanlarda ve stratejik yerlerde kamu yararı ve ülke güvenliği bakımından taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinemeyecekleri alanları, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının tescile esas koordinatlı harita ve planlar içeren teklifleri üzerine belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkili kılınıyor.

·  Bakanlar Kurulu, merkez ilçe ve ilçelerin altyapı, ekonomi, enerji, çevre, kültür, tarım ve güvenlik açısından önemlerini dikkate alarak, bu orandan fazla olmamak kaydıyla farklı oran belirlemeye yetkili olacak.

·  Valilikler tarafından, merkez ilçe ve ilçelerin uygulama imar planı ve mevzi imar plan sınırları içerisinde kalan toplam alanların yüzölçümünde meydana gelen değişiklikler, takip eden yılın Ocak ayı sonuna kadar komisyona bildirilecek.


HAKKARİ KİRADA,GELİRİ EN YÜKSEK İL KOCAELİ’Nİ SOLLADI

Ev sahiplerinin kira geliri bildirimlerine göre Türkiye'de kiraların en yüksek olduğu iki il, İstanbul ve Antalya olarak belirlendi. İstanbul'da 898 YTL olan aylık ortalama kira tutarı, Ankara ve İzmir'i geride bırakan Antalya'da 528 YTL olarak belirlendi. Düzce ve Hakkâri, beyan edilen ortalama kira tutarlarıyla gelişmişlik sıralamasında kendilerine fark atan birçok ili geride bıraktı. 378 YTL'lik ortalama aylık kira geliri ile 70 ili geride bırakan Hakkari, geliri en yüksek il olan Kocaeli'ni de solladı.
Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan edinilen bilgiye göre 2007 yılı içinde elde edilen gayrimenkul sermaye iratları için geçen mart ayında 764 bin 306 adet beyanname verildi. Bu beyannamelerde, toplam kira geliri 5 milyar 148 milyon 632 bin 148 YTL olarak bildirildi. Bunun karşılığında da mükelleflere 1 milyar 289 milyon 422 bin YTL vergi tahakkuk ettirildi.
265 bin beyannamenin verildiği İstanbul'da, toplam kira geliri tutarı 2 milyar 854 milyon 854,9 bin YTL, bunun vergisi de 689 milyon 620,6 bin YTL olarak belirlendi.
Kira geliri miktarı Ankara'da 627 milyon 782 bin YTL, İzmir'de 415 milyon 556 bin YTL, Bursa'da 170 milyon 568 bin YTL, Antalya'da ise 162 milyon 926 bin YTL oldu.

En az gelir Adıyaman'da
Mükelleflerin beyan ettiği kira gelirleri, ülkede en fazla kiranın İstanbul ve Antalya'da ödendiğini de ortaya koydu. Beyannamelerde yer alan rakamlara göre, İstanbul'da ortalama kira tutarı 898 YTL'yi buluyor.
Bu rakam, sıralamada Ankara ve İzmir'i geride bırakan Antalya'da 528 YTL olarak hesaplanıyor. İzmir 525 YTL, Ankara 513 YTL, Bursa 509 YTL, Muğla 499,5 YTL, Düzce de 433 YTL ile İstanbul ve Antalya'nın arkasında sıralanıyor.
Bu illerimizi de aylık ortalama 398 YTL'lik kira ile Adana, 388 YTL ile Kayseri, 386 YTL ile Van ve 378 YTL ile de Hakkâri takip ediyor.
Beyan listesinin son 3 sırasında ise Şırnak, Muş ve Adıyaman bulunuyor.
Bu illerimizden Şırnak'ta ortalama kira 103 YTL, Muş'ta 102 YTL, Adıyaman'da ise 77 YTL olarak hesaplanıyor.
Bu arada Gelir İdaresi Başkanlığı, beyanname verme döneminin sona ermesinin ardından kira geliri elde edip de bunu bildirmeyenlere yönelik takibat başlattı. Vergi İstihbarat Merkezi'ndeki bilgilerden de yararlanılarak mükellefiyet taraması yapılıyor. Bu çalışmada Emlak Vergisi bildirimleri ile  muhtarlıklardan alınan kayıtlardan da yararlanılıyor.

Ortalama kira tutarı en yüksek 10 il (aylık/ytl)

İstanbul

898

Antalya

528

İzmir

525

Ankara

513

Bursa

509

Muğla

499,5

Düzce

433

Adana

398

Kayseri

388

Van

386

Hakkâri

378

Kilis

359

Gaziantep

348

Kocaeli

348

Malatya

345,5


KUZEY KIBRIS’TAKİ ARAZİLER YABANCILARA KALDI

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Bafra'da 2003'te yaptığı arazi tahsisleri çivi bile çakmayan yatırımcılar yüzünden tehlikeye girdi. "Antalya Belek gibi bir turizm merkezi olmalı" hedefi ile yapılan tahsisleri mercek altına alan KKTC Başbakanlık Kıbrıs Türk Yatırım Geliştirme Ajansı (YAGA), sözleşmesini yerine getirmeyen yatırımcıların elindeki arazileri alarak yeniden tahsis yapmaya hazırlanıyor.  
Yapılan tahsislerle Bafra bölgesinde 15 bin yeni yatağın oluşturulması planlanırken bölgede şu ana kadar bu tahsisleri kullanarak sadece Kaya Grubu'nun yaptığı Artemis Otel faaliyete geçti. Üç otelin de inşaatı devam ediyor. Bölgede diğer yatırımcıların ise henüz bir çivi bile çakmadığını belirten YAGA Direktörü Ayşe Dönmezer, "Bafra Turizm Bölgesi'nde 60 dönüm ve üstünde olmak üzere 16 parsel bulunuyor. YAGA'nın avukatları tahsisi iptal edilecek arazilerin tespiti üzerinde çalışıyor. Yapılan incelemeler sonrasında sözleşmesini yerine getirmeyen yatırımcıların tahsislerinin yeni yatırımcılara verilmesi söz konusu. Özellikle KKTC'de İsrailli ve Rus yatırımcılar turizm yatırımı yapmak için bekliyor" açıklamasını yaptı.

Doğru yatırımcılara gitmedi

Turizm Yatırımcıları Derneği'nin (TYD) KKTC'ye düzenlediği program çerçevesinde YAGA'yı ve adadaki yatırım olanaklarını anlatan Dönmezer, KKTC'yi turizm potansiyeli açısından geliştirmek istediklerini belirtti. Bu hedef doğrultusunda Bafra bölgesini yeniden ele alacaklarını kaydeden Dönmezer, "Bafra yeni bir turizm destinasyonu oluşturmak üzere 2003'te yatırımcılara açıldı. Burada yapılacak yatırımlarla 2007'ye kadar yaklaşık 15 bin yatağa ulaşılması planlanıyordu. Fakat burada işler umulduğu gibi gitmedi. Tahsisler doğru yatırımcılara gitmedi. Bunun için sözleşme şartlarını yerine getirmeyen yatırımcılar için yeni kararlar alacağız. Çünkü bölgeye çok fazla talep var" dedi.
Dönmezer, inşaatı başlayan yatırımların da yavaş ilerlediğini kaydetti. Bölgede altyapı yatırımlarının da tahsislere göre yapıldığına dikkat çeken Dönmezer, yapılmayan yatırımların bu açıdan sıkıntı yarattığını söyledi.
İptal edilecek tahsislerin henüz belli olmadığını söyleyen Dönmezer, şöyle devam etti: "Daha önce de KKTC'de bazı tahsisler iptal edilmiş. Mesala ön tahsis izni olan Eren Talu'nun da tahsisleri geçtiğimiz yıllarda iptal edilerek başka yatırımcılara verilmiş. İptal edilenlerin yanı sıra yeni tahsisler de olacak. Bafra Turizm Bölgesi'nin bulunduğu 19 no'lu alanı tahsis edeceğiz. Bunun yanında 16 no'lu parseli de ikiye ayırarak 'turizme destek hizmet ve aktivite' yatırımlarının yapılmasını istiyoruz. Bu alanlarda at biniciliğinden su oyunlarına kadar farklı aktiviteler olabilir."

Sanayiciler de yatırım arayışında

Ayşe Dönmezer, YAGA'ya sadece turizm değil sanayi yatırım taleplerinin de geldiğini belirterek "YAGA kurulduğundan bu yana 114 yatırımcı deri, peyniraltı suyu üretimi, tuğla yapımı, yeniden dönüşüm, tarım konularında yatırım yapmak için başvuruyor. Ağırlıklı talepler İsrail, İngiltere, Rusya ve Çin'den geliyor. Özellikle Ruslar adada turizm yatırımı yapmak için çok ısrarcı. Çin'den ise beyaz eşya montaj ve tarım alanlarına talep var. ABD'liler ise biyodizel yatırımı ile ilgileniyor" diye konuştu.
KKTC yönetimi, ayrıca Türkiye'nin yüksek talep nedeniyle karşılayamadığı yat üretimine alternatif olmak için altyapısını da kurmaya başladı. Organize bir yat bölgesi üretmek için yer arayışlarının sürdüğünü belirten Dönmezer, diğer bir taraftan marina yatırımları konusunda da çalıştıklarını söyledi. Yabancı yatların marinalara rahatlıkla girebildiğinin altını çizen Dönmezer, "Girne ve Magosa'yla beraber yat bağlama kapasitemiz 550. Bu sayıyı 2050'ye çıkaracağız. Bunun yanında İsraillilerin Karpaz'da 2 otel ve marina yatırımı da sürüyor. İngilizlerin işleteceği bu kompleks 200 milyon dolarlık bir yatırımla gerçekleşiyor ve 2011'e kadar tamamlanacak. Ayrıca organize bir yat bölgesi üretmek için yer arayışımız başladı" dedi.

Bafra'da arazi tahisi yapılan bazı yatırımcılar

Eksen İnşaat (Yatırım yapılmadı)
Yayöz Turizm (Yatırım yapılmadı)
Kaya (Yatırım tamamlandı)
Şimşekler Turizm AŞ (Yatırım yapılmadı)
Ada Kıbrıs (Yatırım yapılmadı)
Sunny Wally (Yatırım yapılmadı)
Koçoğlu Turizm (Yatırım aşamasında)
Bilgili Turizm (Yatırım yapılmadı)
Güral (Yatırım yapılmadı)
Limak (Yatırım aşamasında)
Göç Tur (Yatırım aşamasında)
Akfen (Yatırım yapılmadı)

Rum elçiliği "yasaklı oteller listesi" yayımlıyor

Kıbrıs'ta turizm sektöründe faaliyet gösterenlerin bir başka büyük sorunu da Rum Büyükelçiliği tarafından yayıldığı ifade edilen KKTC'deki 1974'ten sonra yapılan otellerle ilgili liste. Adadaki turizm yatırımcıları, "Yasaklı oteller" listesi olarak ifade edilen bu listenin daha önce Rumlara ait araziler üzerinde yapılan otelleri kapsadığını dile getirerek "Güney Kıbrıs'ta, 'Bu otellere gitmeyin' diye baskı yapıldığını duyuyoruz" diyor. Bu arada gidilmesin denilen oteller listesinde KKTC'deki yatırımları ile dikkat çeken Net Holding'in bir otelinin de olduğu belirtiliyor.


OFİS KİRALAMADA YAPILAN BAŞLICA HATALAR

Ofis kiralamak, istenen ofis bulunduğunda risksiz ve sorunsuz gibi düşünülüyor ama o süreçte yapılabilecek hatalar riskleri ve dolayısıyla sorunlan da beraberinde getiriyor. Adres dergisindeki haberde, gayrimenkul danışmanlık şirketi Colliers International, ofis kiracılarının yaygın olarak yaptığı ve maliyete yol açan en büyük 10 hataya bir raporla işaret ediyor.
Ofis ve perakende danışmanı Gizem Burteçin, kiracının büyüklüğüne ya da konuma bakılmaksızın bu 10 hatanın benzerlik göstermesindeki ilginçliğe dikkat çekerek, "Acaba siz de bu hatalardan birini yapmak üzere olabilir misiniz?" sorusunu yöneltiyor. İşte Colliers International'a göre, ofis kiralamada yapılan en büyük hatalar...

SÜRECE ÇOK GEÇ BAŞLAMA

1- Önceden yeterince planlama yapmadan girdiğiniz bir görüşme sürecinde kendinizi olumsuz bir konumda bulabilirsiniz. İşi tamamlama süresi kısaldıkça, görüşmeleri daha verimli kılabilecek seçenek sayısı da azalır. İdeal olanı, kiralama döneminiz sona ermeden çok önce elinizdeki listede 3 ya da 4 uygun seçeneğinizin bulunmasıdır: Bu süreci hesaplarken taşınma için harcanacak zaman da göz önüne alınmalıdır. Birçok sektör için yaz dönemleri yoğunluğun daha az olduğu zamanlardır. Dolayısıyla taşınma sürecini yaz dönemine veya işlerin yoğun olmadığı döneme denk getirmek  planlamada önem teşkil etmelidir.

AÇIK BİR GAYRİMENKUL PLANINA SAHİP OLMAMA

2 - Şirketinizin gayrimenkul ihtiyaçlarını sadece bugün için değil, gelecekteki birkaç yıl için de anlamak bir zorunluluktur. Şüphesiz, işlerinizin bu dönemde gelişmesini bekliyprsunuzdur. Uzun vadeli ihtiyaçlarınızın şu anki ihtiyaçlarınızla birlikte göz önünde bulundurduğunuzdan emin olunuz.

TAMAMEN PARASAL MALİYET ÜZERİNE ODAKLANMA

3 - Şirketlerin yerleşimleri ile ilgili kararlar, çoğunlukla kâr hanesi maliyetlerine odaklanarak alınır. İyi bir personeli cezbetme ve elde tutma ile ilgili maliyetleri de hesaba katmalısınız, çünkü mülkiyet maliyetleri genellikle İnsan Kaynakları'na ilişkin maliyetlerden çok sonra gelir.
Eğer bir taşınma esnasında personelinizin % 10'unu yitirirseniz, bunun şirketinize maliyeti ne olur? Ayrıca bankalar, holdingler ve avukatlık, danışmanlık gibi hizmetler veren servis sektöründeki firmalar için prestijli ofisler müşterileri etkilemek için olmazsa olmazlardandır. Sahip olduğunuz mülkiyet profili müşterilerinize doğru mesaj gönderiyor mu?

BİR PROJE LİDERİ TAYİN ETMEME

4 - Tek bir irtibat kişisi tayin etme hem piyasaya doğru mesajın verilmesini temin edecektir hem de ilgili tüm kişiler nezdinde zaman tasarrufu sağlayacaktır. Finans, İnsan Kaynakları ve İT bölümlerinize ait girdilerin yanı sıra avukatlarınız, mimarlarınız ve proje yöneticilerinizin de tavsiyeleri gerekmektedir.
Bu süreçleri kontrol altına almak üzere şirketinizden bir kişiyi görevlendirin. İdeal olanı, bu kişinin sadece organizasyon becerisi yüksek, iyi bir iletişimci olmasının yanı sıra önemli proje safhalarında imza yetkisini de kullanabilecek bir çalışan olmasıdır.

GEREKLİ ÇALIŞMA ALANINI YANLIŞ HESAPLAMA

5 - İş yeri trendleri, insanların çalışma biçimini ve bir ofis kurmak için gerekli alana ait özellikleri tamamen değiştirmektedir. Ancak bir çalışma yeri stratejicisi ya da tasarımcısının yardımıyla alan gerekliliklerini tespit ettikten sonra mülkü incelemeye başlayın. Böylece, doğru boyutlardaki alana baktığınızdan emin olabilirsiniz. Bu yaklaşım, yeni fikirler ve ilerlemeler sayesinde kültürel değişimi harekete geçirmenizi de mümkün kılacaktır.

OFİSİNİZİ İLK HALİNE DÖNÜŞTÜRMEK FİCİN YETERİNCE ZAMAN AYIRMAMA

6 - Taşınmaya karar verdiğinizde, mevcut mülkünüzü ilk haline dönüştürmek zorunda olabilirsiniz. Bu, basit ifadeyle ofisinizi tekrar orijinal haline getirmek demektir. Gerçekten epey zaman alabilir, ancak yine de kiracıların genellikle önemsemedikleri veya göz ardı ettikleri bir yükümlülüktür. İnşaatçılar sizin bu tür yükümlülüklerinizi yerine getirirken, kira süresinin sona ermesinin ardından hâlâ ödeme yapmak istemezsiniz.

TERCİH EDİLEN SEÇENEĞİ GARANTİ ALTINA ALMA KONUSUNDA YAVAŞ HAREKET ETME

7 - Çoğunlukla kiracılar uygun bir yerleşim seçeneğini belirleme sürecine önemli boyutta zaman ve çaba ayırırlar. Ancak kararı verir vermez, bu kararı derhal "güvence altına almak" bir zorunluluktur. Bir kira sözleşmesi imzalanana ve bir depozito ücreti ödenene kadar mal sahipleri kiracı aramaya devam edeceklerdir. Pek çok uluslararası şirketin hiyerarşik yapısı ve ana merkezin başka bir ülkede olması sebebiyle ofis kiralama gibi hızlı karar verme ve çevik olmayı gerektiren bir operasyon, tercih edilen seçeneğin daha az bürokrasiye sahip olan lokal şirketler tarafından kiralanması sonucunda vakit kaybı ve hüsran ile sonuçlanmaktadır.

ALANA YERLEŞİM İLE İLGİLİ BİR DENEME YAPMAMA

8 - Her ofis binası birbiri ile aynı değildir. Yerleşim ile ilgili bir test yapmadan elinizdeki seçeneğin sizin şirketinizi nasıl kaldıracağını bilmek mümkün değildir. Birbirine denk boyutlardaki bir alanda belli bir ofis diğerine kıyasla daha fazla çalışan alabiliyorsa, o zaman toplam kira masrafınız düşecektir. Her iki mülk için de yapılmış profesyonel bir alan planlama çalışması olmazksızın, seçenekleri birbirleri ile karşık pek mümkün olmayacaktır.

GENİŞLEYECEĞİNİZ ALANI HESABA KATMAMA

9 - Küçülmesi beklenen bir sektörde değilsiniz. Kiracılann çoğu, şirketlerinin ve işlerinin gelecek beş ile yedi yılda (yaklaşık olarak bir kira sözleşmesine gelecek sürede) büyümesini ummaktadırlar. Kira sözleşmesini yaparken şirketinizin genişleme potansiyelini de göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Esnek kira sözleşmeleri ve gerçekçi alan bütçesi, ileride genişleyeceğiniz alanı size sunacaktır.

EN İYİ FIRSATLARIN HER ZAMAN MEVCUT OLAMAYACAĞINI KAVRAYAMAMA

10 - Büyük merkezlerin çoğunda yüksek boşluk oranları görülebilse de her piyasa içerisinde çok yer kaplamayan sektörler mevcuttur. Eğer çok özel bir şeye ihtiyacınız varsa, bunun için daha fazla zaman ayırmanız ve sürecin nasıl tamamlandığı konusunda neklik göstermeniz gerekir.

Bazı durumlarda, size ait alanın bir kısmını başkasına kiraya verme ya da sizin için mükemmel olan alanı boşaltacak başka bir kiracıyı beklemek için mevcut kira sürenizi uzatma riskine karşı hazırlıklı olmak zorunda kalabilirsiniz.


KONUTTA UMUTLAR 2010’A KALDI

Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) tarafından bu yıl 8'incisi düzenlenen Gayrimenkul Zirvesi'nde "Türkiye'nin 100 Yıllık Gayrimenkul Potansiyeli konusu ele alınacak. İstanbul'da, 4-5 Haziran'da gerçekleştirilecek zirvede gayrimenkul sektöründeki yatırım fırsatları ve sorunlar ele alınacak.
GYODER Başkanı Bekir Cumurcu, zirve ile ilgili tanıtım toplantısında, küresel ekonomik olumsuzlukların yanı sıra iç siyasi istikrarsızlığın belirleyici olduğu bir dönemden geçildiğini dile getirerek, bu sorunun ABD'de ve mortgage ile başladığını hatırlattı.
Cumurcu, Türkiye'nin ise aslında konuyla ilgili bir sorun yaşamadığını, bu sorunu ithal etmiş olduğunu ifade etti. Küresel ekonomideki sorunun Türkiye'ye likidite ve tüketici güveninde kayıplar şeklinde yansıdığına işaret eden Cumurcu, "2002-2006 yılları arasında ortalama yüzde 7.5 büyüyen Türkiye için bu dinamiklerin daha düşük büyüme ve istihdam, daha az yabancı sermaye, daha yüksek enflasyon ve faiz oranları anlamına geleceği açıktır. Sayılan ekonomik parametrelere, özellikle de faiz hadlerine son derece duyarlı olan gayrimenkul sektörünün de bu gelişmelerden etkilenmesi beklentiler içerisindedir" diye konuştu.

GAYRİMENKULDE 2008 KAYIP, 2009 BELİRSİZ

Cumurcu, konut sektöründeki hareketliliğin 2008'de görülmeyeceğini, 2009 yılında ise yeniden görülmesini umut ettiklerini dile getirdi. 8. Gayrimenkul Zirvesi'nin, global gelişmeler ışığında Türk Gayrimenkul Sektörünün ve ayrı ayrı segmentlerinin bugünkü durumunun ve sunduğu fırsatların uzmanlarca detaylı olarak irdeleneceği bir zirve olacağını bildiren Cumurcu, bu çerçevede zirvede, "Dar Gelirlilerin Konut İhtiyacı ve Çözüm Önerileri", "Türkiye'de Perakende Pazarı ve AVM'ler İçin Öngörüler 2015" ve "İller İçin Öngörüler 2015" konulu üç ayrı araştırma raporunun sunularak, değerlendirileceğini kaydetti. Cumurcu, ayrıca, 2009 yılındaki Gayrimenkul zirvesiyle eş zamanlı bir de gayrimenkul fuarı yapılacağını ve üç günün fuara, bir günün de zirveye ayrılacağını açıkladı.

"100 YILLIK DAHA GAYRİMENKUL POTANSİYELİ VAR"

GYODER Başkan Yardımcısı Nurhan Azizoğlu da zirvenin ilk oturumunda "Ekonomik Bakış: Global Piyasalar ve Türkiyeö konusunun, ikinci oturumda ise, "Yatırım Ortamı: Gayrimenkul Sektörünün Cazibesi" konusunun ele alınacağını bildirdi. Azizoğlu, ilk günün son oturumunda "Alışveriş Merkezi Yatırımları: Tamam mı, Devam mı?" konusunun tartışılacağını kaydederek, aynı zamanda "Türkiye'de Perakende Pazarı ve AVM'ler İçin Öngörüler 2015" raporunun da sunulacağını anlattı.
Son günlerde yaşanan dalgalanmaya rağmen, Türkiye'nin 100 yıllık daha gayrimenkul potansiyeli taşıdığını söyleyen Azizoğlu, "Son üç yılda, Türkiye'de olmadığı kadar fazla kaliteli konut üretildi. Bu üretim ise, gayrimenkul sektörüne sermaye ve fon aktarımı sağladı. Bu durum birkaç sene daha devam edecek. İstanbul, önümüzdeki yıllarda gayrimenkul sektörünün yıldızı olmaya devam edecek" dedi.
Organizasyon Komitesi Başkanı Işık Gökkaya da zirvenin ikinci günündeki "Konut Yatırımları: Herkes Nasıl Ev Sahibi Olacak?ö başlıklı ilk oturumda, "Dar Gelirlilerin Konut İhtiyacı ve Çözüm Önerileri (Affordable Housing)" araştırmasının sonuçlarının da açıklanacağını kaydederek, "Mortgage çıktığında, kira öder gibi herkes ev sahibi olabilecek şeklinde konuştuk. Belki yanlış mesaj verdik. Dar gelirlilerin nasıl konut sahibi olabileceğinin ele alındığı bu çalışmayla daha ayrıntılı bilgi vereceğiz" dedi.
Gökkaya, ikinci oturumda "Gayrimenkulde Fırsatlar: Turizm, Ofis, Lojistik Yatırımlarıö konusunun masaya yatırılacağını anlatarak, üçüncü oturumunda da "Kentsel Dönüşüm ve Yenilemede Örnek Uygulama" konusunun, son oturumunda ise "Gelişen Şehirlerimizde Yatırım Fırsatları" konusunun tartışılacağını ve "Gayrimenkul Sektörü ve İller İçin Öngörüler 2015ö raporunun sunulacağını ifade etti.

"TÜRKİYE'DE 2010'DA AVM'LERDE DOLGUNLUK YAŞANACAK"

Toplantıda araştırma raporları hakkında bilgi veren Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Başkanı Dr. Can Fuat Gürlesel ise, "Gayrimenkul Sektörü ve İller İçin Öngörüler 2015" adlı raporda Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya, Manisa, Muğla, Tekirdağ, Trabzon şehirlerine ilişkin, konut, alışveriş merkezleri, konaklama tesisleri ile sanayi ve lojistik alanlarının incelendiğini ve 2015'e kadarki dönem için öngörülerin yapıldığını anlattı.
Gürlesel, "Türkiye'de Perakende Pazarı ve Alışveriş Merkezleri için Öngörüler 2015" balıklı raporda ise Türkiye'de gelişen gayrimenkul sektörü içinde en hızlı büyüyen, yerli ve yabancı yatırımcıların en çok yatırım gerçekleştirdiği alışveriş merkezleri ile ilgili gelişme ve öngörülerin ortaya konulduğunu kaydetti. Bu rapor çerçevesinde bazı verileri paylaşan Gürseler, Türkiye'de 2007'de 658.8 milyar dolar, kullanılabilir gelirin 550 milyar dolar, özel tüketim büyüklüğünün de 465.1 milyar dolar olduğunu bildirerek, perakende harcama büyüklüğün ise 226.1 milyar dolar olduğunu ifade etti.
Gürseler, 226.1 milyar dolarlık perakende harcama büyüklüğü içinde yüzde 35'i oluşturan 77.6 milyar dolarının alışveriş merkezlerinden yapıldığını söyleyerek, kalan yüzde 65'i oluşturan 146 milyar dolarlık harcamanın ise geleneksel pazarlardan yapıldığını aktardı. Türkiye'de 2007 yılı içinde 30 şehirde olmak üzere toplam 153 adet AVM bulunduğunu dile getiren Gürseler, 2001 yılında kişi başına düşen kiralanabilir alanın 18 metrekare olduğunu, şuanda ise 49.9 metrekareye ulaştığını anlattı.

Gürseler, Türkiye'de 2010 yılında AVM'lerde dolgunluk yaşanacağını öngörerek, "2015'te bekliyorduk ama kısa bir süreye sıkıştı. AVM'lerdeki yabancı yatırımı da artacak. Özellikle iyi konumlanmamış AVM'lerde yabancı ortaklığı görülecek ve AVM'ler daha kurumsallaşacak" dedi.


www.egitimliemlakcilar.org

 

ÖNEMLİ BİR RİCA!

Hiç şüphe yokki derneklerin en temel gelir kaynağı cüzi miktardaki aidatlardır. Eğitimli Emlakçılar Derneği de 10 YTL/ay tutarındaki aidatlarla faaliyetlerini gerçekleştirebilmektedir. Zamanında ödenmeyen aidatlar, derneğin bütün faaliyetlerini olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle birikmiş aidat borçlarınızı 0212.344.13.33 numaralı telefonumuzdan Sayın Burcu TURAN ile irtibata geçerek ivedilikle ödemenizi önemle rica ediyoruz.