Mayıs 2007 Bülteni

KONUT FAİZİ %1.39'A İNDİ

Konut kredileri % 1.40'ın altına indi. En düşük konut kredisini % 1.39 ile Anadolubank verirken, konutta faiz oranları % 1.39 ile % 1.65 arasında değişiyor. Tüketiciler kredilerini 120 ila 240 ay arasında değişen vadelerle kullanabiliyor.

Mortgage Sistemi’nin yasalaşmasıyla yoğun bir rekabete giren bankacılık sektörü, konut kredilerini % 1.40'ın altına indirdi. Konut kredisinde faiz oranlarını birer birer düşürmeye başlayan bankalar, konut kredisi ile ev satın almak isteyen tüketiciler için çeşitli kampanyalar da düzenliyor. Anadolubank konut faizi oranını % 1.39'a düşürerek, piyasadaki en düşük konut kredisi faiz oranını uygulayan banka oldu. Garanti Bankası konut faizini % 1.49 olarak belirlerken, müşterilerine 240 ay vadeli konut kredisi kullandırıyor. Ziraat Bankası da konuta % 1.49'luk faiz oranı uyguluyor.

Akbank ise konut kredisinde faiz oranını % 1.55'e geri çekti. Banka, en fazla 120 ay vadeli kredi kullandırıyor. İş Bankası'nın konut kredisi faiz oranı ise % 1.54. Müşteriler İş Bankası'ndan 120 ay vadeli kredi kullanabiliyor. Vakıfbank'ın konut kredisi % 1.55 iken, Türkiye Ekonomi Bankası konuta % 1.59 oranında faiz uyguluyor. Konut faizini Oyakbank % 1.61, Fortisbank ise % 1.65'e çekti.


ANKARA EMLAK VE İNŞAAT FUARI

Ankara`da ilk kez düzenlenen Emlak İnşaat Gayrimenkul ve Yatırım Günleri Fuarı, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif ŞENER tarafından açıldı. Açılıştan sonra Başbakan Yardımcısı  Abdüllatif ŞENER ve Ankara Tüm Emlakçılar Meslek Odası Başkanı H.Ali TAYLAN birer konuşma yaptılar. 

TBMM Meclis Başkan Vekili İsmail ALPTEKİN, ATO Başkanı Sinan AYGÜN, Milletvekilleri, Meslektaşlarımız ve Halkımızın da ziyaret ettiği, Emlak İnşaat Gayrimenkul ve Yatırım Günleri Fuarı 24 Nisan 2007 Tarihinde sona erdi.


KADİR HAS ÜNİVERSİTESİ’NDE MORTGAGE PANELİ

Kadir Has Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Emlak ve Emlak Yönetimi Bölümü öğrencileri tarafından düzenlenen ‘Emlakçılık Standartları Tebliği ve Mortgage’nin Getirdiği Yenilikler’ paneli 04 Nisan Çarşamba günü üniversitenin Selimpaşa’daki kampüsünde gerçekleştirildi. Oturum başkanlığını Prof. Dr. Ahmet Yörük’ün yaptığı panele konuşmacı olarak Eğitimli Emlakçılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Erilkun ile birlikte İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Finans Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Ali Hepşen katıldı.

Panelde konuşan Erilkun; batılı ülkelerden örnekler vererek 2003 tarihine kadar her isteyenin emlakçılık yapabildiğini fakat 08 Temmuz 2003’de Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın adım atmasıyla resmi gazetede yayınlanan tebliğ sonucunda emlakçıların sahip olması gereken özelliklerin belirtildiğini kaydetti. Ayrıca emlakçılara getirilmesi gereken standartlardan bahsederek bu mesleği yapanların bağlı bulunduğu ilin ticaret odasına kayıtlı olmaları gerektiğini söyledi. Erilkun, İstanbul Ticaret Odası’nın 2 hafta süreli olarak verdiği Emlak ve Emlak Yönetimi eğitimlerinin çok verimli olduğunu kaydederek gündemde olan taslaklara da değindi.

Ali Hepşen ise Türkiye’deki konut piyasası, bankaların verdikleri konut kredileri, birincil piyasalar, kredi türleri, sabit faizli ipotek kredisi, değişken faizli ipotek kredisi, ikincil piyasaya yönelik olması gerekenler ve Mortgage Sisteminin uygulanabilmesi için gerekli olan şartlardan bahsederek, yeni kanunlar getirilirken biraz da bankaların gözetildiğini söyledi.


İSTANBUL’UN VİTRİNİ BOĞAZİÇİ !

Ülkemizde gayrimenkul piyasalarında son yıllarda yaşanan değer artışından en çok etkilenen bölgelerden biri hiç tartışmasız Boğaziçi’dir. Bölgede yeni inşaat olmamasına ve nitelikli konut sayısının azlığına rağmen, Boğaziçi cazibe merkezidir. Türkiye’nin küresel dünyanın aktörleri arasına girmesi, iş başkenti İstanbul’u yabancıların tercih ettiği şehirler arasına sokmakta, buna paralel olarak Boğaziçi öne çıkmaktadır.

Boğaziçi’nde yerleşim çok eskilere dayanmakla birlikte, 17. yüzyılın sonlarında sahil saraylarının ve köşklerin yapılmasıyla nitelik kazanmıştır. Önceleri yazlık olarak kullanılan mekanlar, günümüzde yaz-kış kullanılmaktadır.

Bölgede yapılaşmayla ilgili ciddi koruma tedbirleri alınmıştır. Mevcut Boğaziçi İmar Kanunu’na ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre sahil şeritlerinde kamuya açık, turizm amaçlı, eğlence, yeme-içme tesisleri yapılması öngörülmektedir.

Boğaziçi, dünyanın gözünde İstanbul’un imajıdır.
Bütün tanıtımlarda Boğaz Köprüsü ve yalılar ön plandadır. Avrupa Yakası’nda; Beşiktaş’tan başlayıp, Çırağan, Ortaköy, Kuruçeşme, Arnavutköy, Bebek, Emirgan ve Sarıyer’e uzanan kıyı şerdi muhteşem yalıların, sosyetik eğlence mekanlarının ana yerleridir. Boğaz’ın karşı tarafında Üsküdar’dan başlayan, Kuzguncuk, Beylerbeyi, Çengelköy, Kandilli, Hisar, Kanlıca ve Çubuklu hattına sahip olan şeritte ise eski zamana ait Osmanlı yalıları ve yapıları mevcuttur.

Boğazdaki evler İstanbul’un en değerli konutlarıdır;
modası hiçbir zaman geçmeyen, eskimeyen ve sürekli kazandıran…

İşte bu iki karşı yakada en şanslı olanlar, kıyıya paralel olan evlerde ve apartmanlarda oturan insanlardır.  Her gün pencerelerini açtıklarında dünyanın en güzel manzaralarından biri gözlerinin önündedir. Boğaz, tüm ihtişamıyla yaz kış onlara hizmet eder.

Gayrimenkuller dolarla satılıyor, YTL ile kiralanıyor
Arnavutköy Turyap Temsilcisi Zeynep Özay,  sahil kesiminde yer alan ortalama satılık dairelerin metrekare bazında 5000-6000 dolardan işlem gördüğünü, bu rakamın sahilin birkaç sokak arkasında 1500-2000 dolar şeklinde belirdiğini söylüyor. Kiralıklarda ise sahildeki rakam metrekare başına 30-40 dolar iken biraz arkada 10-15 dolara kadar düşüyor. Özay, Arnavutköy-Kuruçeşme bölgesinde fiyatların oldukça yüksek olduğunu, yer bulmakta güçlük çektiklerini, bölgedeki yalıların da 2 – 5 milyon dolar arasında fiyatlarla alıcı bulduğunu ifade ediyor.

Bebek’te Gülin Özalp Emlak Danışmanlığı’ndan Mehmet Ünsal; Bebek’in isim yapması sebebiyle fiyatların daima en yüksek seviyelerde seyrettiğini belirterek, özellikle Ocak, Şubat ve Mart aylarının hareketli geçtiğini, buradaki insanların emlak işlerini daha çok kışın ve bahar aylarında yaptıklarını dile getiriyor. Ünsal; Bebek üstündeki korularda manzara ve güvenliğe de bağlı olarak 1-1,2 milyon dolar arasında rayiç bedellerin olduğunu, manzarasız yerlerdeki konutlarda fiyatların 400-500 bin dolar civarında değiştiğini söylüyor. Ünsal, manzarasız noktalarda kiralık değerlerin 2000 YTL civarında manzaralıların ise 2000-2250 dolardan 3000 dolara kadar çıktığını kaydediyor.

Çengelköy Turyap Temsilcisi Ulvi Özcan; Çengelköy’ün boğazın en güzel noktalarından birinde olduğuna ve manzaranın sahildeki konutların rayiçlerini yükselttiğine dikkat çekerek, satılık dairelerin metrekaresinin 3000-5000 dolar, kiralıkların 1500-2000 dolar aralığında değiştiğini söylüyor. Özcan ayrıca bölgedeki yalıların metrekare bazında 10 bin dolar ile 20 bin dolar gibi rakamlarla alıcı bulduğunu ifade ediyor.


İNŞAAT SEKTÖRÜNDE BURUK REKOR

2006 yılı istatistikleri, konut inşaatında uzun yıllardır kırılamayan bir rekorun kırıldığını gösterdi. Ancak bu rekorun büyük ölçüde yılın ilk yarısında yaşanan artıştan kaynaklanması ve ikinci yarıyılda düşüş görülmesi, inşaatçıların ağzında buruk bir tat bıraktı.

Söz konusu istatistiklere göre 2006 yılında inşaat ruhsatı alınan yani yapımına yeni başlanan konut sayısı, 569 bin 154 olarak gerçekleştirildi. Ancak bu rekor sayıya tamamen yılın ilk iki çeyreğinde yaşanan artış sayesinde ulaşılmış durumda. Mayıs ve Haziran aylarında finansal piyasalarda yaşanan dalgalanma sonrasında faizlerin yükselmesi ve konut talebinin de gerilemesine neden oldu ve üçüncü çeyrekte sadece % 1’lik artış gösteren inşaat ruhsatı alınan daire sayısı, yılın son çeyreğinde % 17.7 geriledi.

2006 yılında yaşanan dalgalanma, yapımı tamamlanıp iskana açılan dairelerin sayısını da benzer şekilde etkiledi. Dairelerin sayısında gerileme görülmedi ama son çeyrekte yerinde saydığı gözlendi. 

 Konut inşaatında son durum     

 

2005

2006

Değişim Oranı (%)

İnşaat ruhsatı alınan daire sayısı

1. Çeyrek

77.245

102.359

32,5

2. Çeyrek

141.366

170.286

20,5

3. Çeyrek

142.065

143.418

1,0

4. Çeyrek

185.942

153.091

-17,7

TOPLAM

546.618

569.154

4,1

İskan izni alınan daire sayısı

1. Çeyrek

38.746

40.112

3,5

2. Çeyrek

54.144

66.575

23,0

3. Çeyrek

63.365

66.566

5,1

4. Çeyrek

93.561

93.897

0,4

TOPLAM

249.816

267.150

6,9

 

         

 

 

 

 

 

 

                                                                                  Kaynak : TÜİK


DÜNYA EVLERİ!

Dünya üzerindeki ülkelerin farklı kültürleri vardır. Bu farklılık, yapıların mimarisine de bariz şekilde yansımıştır. Bununla birlikte yaşayanların barındıkları evler bulundukları coğrafyalara ve iklimlere göre de çeşitlilik gösterir. Kuzey ülkelerinde evler genellikle soğuk iklim koşullarına dayanıklı malzemeler kullanarak yapılır. Orta Avrupa’da özellikle Alpler civarında kar yağışının fazla olduğu bölgelerdeki evlerde, dikine uzun çatılar kullanılmaktadır. Çünkü karların evin üzerinde fazla kalmadan yere dökülmesi gerekir. Uzakdoğu ülkelerinde ise evlerin dış cepheleri değişik figür ve motifler kullanılarak inşa edilmiş fakat iç mekanlar alabildiğince sade düzenlenmiştir.

İlk insanlar için yerleşme çok ilkel bir olaydı. Mağarada, ağaç kovuklarında yaşadılar. Fakat yüzyıllar geçtikçe büyük gelişmeler oldu. Demek ki, bugün görülen türlü yerleşme şekilleri uzun bir tarihi gelişimin sonucudur. Yerleşmenin ilk adımı olan evden başlayarak büyük kente kadar başlıca tipleri gözden geçirelim;

En eski evlerin bile ilk yapılış tarihi birkaç yüzyıldan geriye gitmez.
Ev geçici bir olaydır; yapıldıktan bir müddet sonra yıkılır yerine yenileri yapılır. Değil köylerde, büyük şehirlerde rastladığımız en eski evlerin bile ilk yapılış tarihi nihayet birkaç yüzyıldan geriye gitmez. Yine de bu olayların genel karakterinde, belki de diğer bütün beşeri coğrafya olaylarından daha fazla bir devamlılık, değişmeyen bir takım şeyler görülür. Uzun bir gelişim ve geçmişin izlerini taşıyan bu şekillerin devamında gelenek ve görenek hiç şüphesiz büyük bir rol oynamaktadır. Fakat gelenek görenek ve diğer psikolojik, etnik, tarihi, ekonomik faktörlerin yanında, bölgeye göre değişen ve her bölgenin karakteristiğini teşkil eden evlerin temel şekillerinde coğrafi faktörlerin etkisi de büyüktür. Yeryüzünde coğrafi çevreye açıkça uyan pek çok ev örnekleri bulunabilir. Kuzey kutup bölgesinde eskimoların kar kulübeleri, çöl ve kuru steplerde göçebe çobanların çadırları yahut çiftçilerin düz damlı toprak evleri, orman bölgelerindeki ahşap evler, bataklık sahanlarında ve göl kenarlarında kazıklar üzerine yapılan evler bunların en iyi örnekleridir.

Doğal Sığınaklar
İlk insanlar ev ihtiyaçlarını mağaralar ve ağaç kavukları gibi doğal sığınaklarla karşıladılar. Daha sonra mağaranın yanı başında kazıklar üzerine kurulmuş, çalı ve dallardan yapılmış evler gibi başka ev şekilleri de ortaya çıktı. İnsanlar kolay işlenir kayalar içinde tabiatın daha önce hazırladığı bir kovuğu biraz daha geliştirip düzenleyerek ev haline getiriyordu. Türkiye’de Doğu, Güneydoğu, Güney ve özellikle de Orta Anadolu’nun Ürgüp Bölgesi’ndeki mağara meskenleri bunlara iyi birer örnek olarak gösterilebilir. İspanya’nın Granada Bölgesinde 3000 nüfusu aşan bir kasaba halkı mağaralarda yaşamaktadır.

Dal ve Yapraklarla Yapılmış Kulübeler
En ilkel ev şeklidir. Yan yana toprağa çakılı dallarla bir paravana meydana getirilir. Bu dallar bir esas direğe doğru eğilir ve karşı karşıya kurulan iki paravana birbirine doğru eğilerek üst uçları bağlanır. Bu tip evler Seylan, Andama Adaları ve Brezilya yerlileri tarafından halen kullanılmaktadır.

Çadır
Göçebe evlerin en yaygın ve en mükemmel tipi, çöl ve steplerde çobanların kullandıkları çadırdır. Çadırın esas malzemesi hayvan yününden dokunan keçedir.  Çadır tipi ev, ziraat ve yerleşik hayatın başlamasıyla birlikte ortadan kalkar; yerine birçok ara şekilleriyle biraz daha sağlam, daha sabit, fakat kolaylıkla yapılan ahşap, kerpiç veya taş evler geçer. Memleketimizde mevsimlere bağlı olarak yer değiştiren, yazın yaylaya-dağa çıkan, kışın ovalara inen yarı göçebe çiftçilerin kerpiç, taş ve ağaçtan yaptıkları eğriti evler, eve doğru giden ara tip evler sayılabilir. Özellikle meşe dallarından kısa bir zamanda meydana getirilen çadır şeklindeki güz kulübeleri çadırdan çok farklı değildir.

Toprak, kerpiç ve tuğla evler
Daha çok kurak ve yarı kurak bölgelerde, yani ağaçtan yoksun yerlerde rastlanır. Killi topraklar ev yapımına en elverişli olanlarıdır. Daha dayanıklı olması için samanla veya iri kumla karıştırılır, tuğla biçiminde kalıplar haline konularak güneşte kurutulur (kerpiç).
En yaygın olduğu bölge, Kuzey Afrika, Arap Yarımadası, İran, Afganistan, İç Asya ve Çin’dir. Anadolu’nun kerpiç evleri de bu gruptandır.

Evin duvarları ve iç bölmeleri, yani esas gövdesi topraktır. Çatı, yerine göre ağaç, toprak, saman ve saz gibi maddelerle örtülüdür. Pişirilmiş toprak yani tuğladan yapılmış evler de bu gruptandır. Özellikle Batı Avrupa’da; Britanya Adalarında bu malzeme çok yaygındır. Tuğla yapımı aslında bir endüstri konusudur.

Ağaç-ahşap evler
Doğal yayılış alanı orman bölgeleridir. Ahşap evler daha çok Afrika, Asya ve Okyanusya kıtalarında yaygındır. Orman içi sahalardaki kulübeler genellikle daire şeklindedir. Orman kenarlarında ise kulübeler koni şeklini alır. Filipin adalarının karakteristik mesken tipini kazıkları üstünde yapılan ahşap meskenler teşkil eder.

Bugün dünyanın bazı bölgelerinde hala kullanılmakta olan kazıklar üzerine kurulmuş evler tarih öncesi devirlerde çok yaygındı. Göl ve nehir kıyılarında bulunan insanlar, kendilerini emniyet altına almak amacıyla evlerini su içine çakılan kazıklar üzerine kurarlardı. Bu gruba suda yüzen evleri de katmak yerinde olur. Güney Asya’da çok yaygın olan yüzen evler, büyük akarsularda liman şehirlerinin yanı başındaki koylarda adeta mahalleler meydana getirir. Pazar yerleri, çayhaneleri ile gerçekten yüzen bir mahalle meydana getiren bu evlerde Kanton, Hong Kong gibi büyük kentlerde yüz binlerce insan yaşar.

Taş evler
En yaygın yapı malzemesi taştır. Hatta bazı bölgelerde tek malzemedir. Bu tip evler bakımından en fazla göze çarpan bölge Akdeniz memleketleridir. Çöllerde evler genel olarak taştandır. Örneğin Büyük Sahranın dağlık bölgelerinde evler taştan, alçak ve damsızdır. Yukarı Mısır’da da bir kısım evler taştan ve damsızdır. Yine Suriye’nin volkanik dağlık bölgelerinde hiç harç katmadan taştan inşa edilen meskenlere rastlanmaktadır. Bu evlerde duvar, kapı, dam hep taştandır.

Yüksek dağlarda rüzgarlar şiddetli olduğu için taş evler basık yapılır. Damlar levha haline getirilebilecek taş bulunursa taşla, bulunamadığı takdirde ağaç dalları ve çimenle örtülür. Avrupa’da Alpler gibi yüksek dağlarda evler böyledir. Türkiye’de taş ev; başta Doğu Anadolu olmak üzere, Kuzey Anadolu’nun kıyı kuşağı dahil, hemen her bölgede çok yaygındır. Türkiye yapı taşı itibariyle çok zengin bir memlekettir.


A PLUS FUARI’NDA 426 KONUT SATILDI

Toplam değeri 50 milyar doları aşan 50'nin üzerinde inşaat firması ve aracı kurumun katıldığı A Plus Gayrimenkul Fuarı'nda 426 konut satışı gerçekleşti. 21-22 Nisan tarihlerinde İstanbul Hilton Convention Center'da düzenlenen ve bin 900'ün üzerinde de angajman sağlanan fuarda özellikle New York ve Miami evlerine yoğun talep oldu ve 88 adet konut için ön satış anlaşması yapıldı.
Fuarda, ziyaretçilerine Bodrum gezisi armağan eden Çağdaş İnşaat'ın 37 villasına alıcı bulduğu ve Marke İnşaat'ın Rainbow projesinin 28 metrekarelik dairelerinden 124 adet satıldığı açıklandı. Aşçıoğlu İnşaat'ın Fulya'daki projesi özellikle Türkiye'de yaşayan Amerikalı ve İngilizlerin yoğun ilgisiyle karşılaşırken, İntaş İnşaat'ın, ilk kez Finans & Gayrimenkul Fuarı'nda tanıtılan Sarı Evler projesi 116 bin YTL'den başlayan fiyatları ile ilk satışlarını da yine bu fuarda gerçekleştirdi.

 

A Plus Fuarı'nda Abdullah Acar'ın firması Acar Enterprises, LLC. de Amerikalılara ev tanıttı. Mart ayında bir davetle Amerika'nın inşaat devlerinden Leviev Boymelgreen Developers ile yapılan işbirliğini açıklayan Acar Enterprises, LLC. 21-22 Nisan tarihlerinde Hilton Convention Center'da yapılan Gayrımenkul ve Finansman fuarında da Amerikadaki portföyü, devam eden inşaatlar ve Silivri'deki Sunset Villalarını müşterileriyle buluşturdu. Acar Enterprises firmasının kendi sahibi olduğu portföyündeki çeşitli daireleri sunması Miami ve New Yorktaki evler aracısız direkt sahibinden müşterileriyle buluşması açısından Türkiye'de bir ilk oldu ve büyük ilgi gördü.


 

www.egitimliemlakcilar.org

 

ÖNEMLİ BİR RİCA!

Hiç şüphe yokki derneklerin en temel gelir kaynağı cüzi miktardaki aidatlardır. Eğitimli Emlakçılar Derneği de 10 YTL/ay tutarındaki aidatlarla faaliyetlerini gerçekleştirebilmektedir. Zamanında ödenmeyen aidatlar, derneğin bütün faaliyetlerini olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle birikmiş aidat borçlarınızı 0212.344.13.33 numaralı telefonumuzdan Sayın Burcu TURAN ile irtibata geçerek ivedilikle ödemenizi önemle rica ediyoruz.