OCAK 2008 Bülteni
EĞİTİMLİ EMLAKÇILAR DERNEĞİ EMLAK PİYASASINI TARTIŞTI !
Eğitimli Emlakçılar Derneği, 7 Aralık 2007 Cuma günü İstanbul Ağaoğlu My City Otel’de panelde emlakçıları buluşturdu. ‘Birinci ve İkinci El Konut Piyasalarında Son Durum – Konut Kredileri – Tapuda İşlem Yetkisi’ konulu panelde, konut satışlarındaki durum incelendi. 145 emlakçının katıldığı panelde sektörde söz sahibi ve konunun uzmanı olan 6 konuşmacı yer aldı. İki oturumda yapılan panelde, emlakçılar sektörle ilgili verileri görüp, yasal düzenlemelerle ilgili güncel bilgileri paylaştılar. Panelde ayrıca emlakçıların pazarlama ve projelere ilişkin soruları da yanıt buldu.
Açılış konuşmasını Dernek Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Erilkun’un yaptığı, İ.T.O. Emlak Müşavirleri Meslek Komitesi Başkanı Azmi Sarıbay’ın yönettiği panelde; Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şükrü Kızılot, Sarıyer Tapu Sicil Müdürü İbrahim Bozan, Turyap Şirketler Grubu Koordinatörü Mehmet Akif Şener, Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Cihat Taşköy, Kayı Şirketler Grubu Genel Müdürü Mehmet Hürbaş ve Akbank Genel Müdürlük Bireysel Bölüm Başkanı Cem Muratoğlu konuşmacı olarak yer aldılar. Prof. Dr. Şükrü Kızılot, konutların satışlarına ilişkin kanun maddeleri ve yapılan son değişikler hakkında bilgi verirken, Sarıyer Bölge Tapu Sicil Müdürü İbrahim Bozan ise İstanbul’un çeşitli tapu dairelerindeki satış ve devir sirkülasyonundan bahsetti. TURYAP’tan Mehmet Akif Şener, konut ihtiyacına göre yapılan istatistikleri göstererek bilgi verdi. Kayı Gayrimenkul Yatırım Genel Müdürü Mehmet Hürbaş ise Kayı Grubun yapmış olduğu ve plan aşamasındaki konut projelerinden söz ederek pazarın son durumu hakkında bilgiler aktardı. Ağaoğlu Şirketler Grubu adına konuşan Cihat Taşköy ise şirket olarak yaptıkları araştırmalar sonucunda içinde bulunduğumuz dönemde ev almanın en uygun zaman olduğunu belirtti ve nedenlerini tablolar halinde açıkladı. Bu açıklamaları Akbank Bireysel Krediler Bölüm Başkanı Cem Muratoğlu’nun banka kredileri ve faiz oranlarına ilişkin bilgilendirmesi takip etti.
125 katılımcının iştirak ettiği panelde emlakçılar, derneğin düzenlemiş olduğu panelin çok verimli geçtiğini, sorularına yanıt veren uzmanlardan almış olduğu bilgilerin hem tatmin edici hem de bilgi verici olduğunu belirttiler.
ÜÇ BÜYÜK İLDEN SONRA EN FAZLA KONUT AÇIĞI ANTALYA’DA OLUŞACAK
GYODER’in hazırladığı ’Gayrimenkul Araştırma Raporu’na göre 2015 yılına kadar İstanbul, Ankara ve İzmir’in dışındaki 9 büyük ilde, 903 bin yeni konuta ihtiyaç olacak. Bu iller arasında Antalya, 236 bin adetle konut ihtiyacının en fazla olduğu iller arasında ilk sırayı alırken, Antalya’yı 148 bin konutla Konya, 147 binle Mersin takip ediyor..
Gayrımenkul Yatırım Ortaklığı Derneği’nin (GYODER) hazırladığı Gayrimenkul Araştırma Raporları’nın dördüncüsüne göre, 2015 yılına kadar İstanbul, Ankara ve İzmir’in dışındaki 9 büyük ilde, 903 bin yeni konuta ihtiyaç olacak. Bu iller arasında Antalya, 236 bin adetle konut ihtiyacının en fazla olduğu iller arasında ilk sırayı alırken, Antalya’yı 148 bin konutla Konya, 147 binle Mersin takip ediyor. 2015 yılında Kocaeli’ de 94 bin olan konut ihtiyacı Diyarbakır’da 90 bine inecek. Kayseri’de 60 bin, Eskişehir’de 47 bin 500, Samsun’da 45 bin ve Erzurum da da 36 bin yeni konut ihtiyacı oluşacak.
Krediyi Antalya kullanıyor
Bu 9 ilin konut sektörünü tek tek inceleyen rapora göre, 9 il arasında konut sektörünün en fazla gelişti il Antalya. 9 bin 802 adet konut kredisinin kullanıldığı Antalya, kredi kullanımında da liderliği elinde bulunduruyor. 8 bin 828 konut kredisinin kullanıldığı Mersin’i, 5 bin 571 ile Kocaeli izliyor. Bunda da, Kocaeli’de kişi başına düşen gelirin Antalya ve Mersin’e oranla daha yüksek olması etkili oluyor. Kredi kullanımı Konya, Eskişehir, Samsun, Diyarbakır ve Samsun olarak sıralanırken 533 adet kredi kullanımıyla Erzurum son sırada yer alıyor.
İller gelişecek
Bu illerin belediye başkanları ve sektör yetkililerinin katılımı ile Çırağan Sarayı’nda tanıtımı gerçekleşen rapora göre, Antalya’da 2015 yılında orta sınıf, orta üst sınıf ve yerli-yabancı müstakil konutlarda yüksek bir talep artışı yaşanacak. Eskişehir’de nüfus artışı kaynaklı konut ihtiyacı ve talebi sınırlı kalırken, Kayseri’de nitelikli orta ve üst gelir gruplarına yönelik özel sektörün konut üretiminde gelişme potansiyeli görüleceğine de dikkat çekiliyor. Kocaeli için güvenli konut açığının kapatılması ve orta ve üst gelir grupları için nitelikli konut üretimi yapılacağı söylenirken, Konya’da özel sektör öncülüğünde konut üretimi öngörülüyor. Mersin’de az katlı konutların üretileceği aktarılırken, Samsun’da özel sektörün ticari amaçlı konut üretimi yapacağı belirtiliyor. Diyarbakır ve Erzurum’da ise özel sektörün katılımı ve konut üretimi sınırlı kalacağı kaydediliyor.
Alışveriş merkezleri artacak
GYODER, konut sektörü ve konut piyasalarının durumunun dışında 9 ildeki alışveriş merkezlerini de araştırdı. Buna göre, 9 ilde alışveriş merkezlerinin toplam 637 bin metrekare kiralanabilir alanı bulunurken, 2015 yılında bu sayının 2 milyon 69 bin metrekareye yükselmesi bekleniyor. Şu anda Antalya’da 11 alışveriş merkezi bulunurken, Kayseri, Kocaeli ve Konya’da 4, Diyarbakır, Eskişehir ve Mersin’de 3, Samsun’da 2 alışveriş merkezi bulunuyor. Erzurum’da ise hiç alışveriş merkezi yer almıyor. 2015’te Erzurum’daki kiralanabilir alışveriş merkezi 78 bin 240 metrekareye yükselmesi bekleniyor.
İNŞAAT DURDU, EKONOMİ DE DURDU!
Ekonominin lokomotifi olan inşaat da frene basınca Türkiye ekonomisindeki büyüme % 2’ye geriledi.
Yılın üçüncü çeyreğinde büyümenin düşük çıkmasında tarım sektöründeki % 7.8’lik küçülmenin yanında, milli gelirde yüzde 30’un üzerinde payı olan sanayi ile % 25 payı olan ticaret sektörlerindeki büyümenin çeyreklere göre giderek düşmesi önemli rol oynadı.
Son dönemde ekonominin lokomotifi olan inşaat da frene basınca Türkiye ekonomisindeki büyüme % 2’ye kadar geriledi. Bu rakam son 18 çeyreklik dönemin en kötü rakamı oldu.
Türkiye ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde frene bastı. Son dönemde yüzde 15’in üzerinde büyüyerek lokomotif sektör haline gelen inşaattaki durgunluk, kuraklık nedeniyle tarımsal üretimde yaşanan belirgin küçülme ve ticaret sektöründeki yavaşlama ekonominin durmasına neden oldu.
Ekonomi, yılın üçüncü çeyreğinde sadece % 2 büyüdü ve beklentilerin çok altında kaldı. Analistler, Gayri Safi Milli Hasıla’nın (GSMH) yüzde 4 büyüyeceğini öngörüyordu. % 2’lik büyüme rakamı, ekonomik krizden sonraki dönemin, yani 18 çeyreğin en kötüsü oldu.
TÜİK verilerine göre, üçüncü çeyrekte Gayri Safi Yurtiçi Hasıla ise (GSYİH) yüzde 1.5 artış gösterdi. Yılın 9 aylık döneminde büyüme yüzde 5’lik hedefin altında kaldı. Bu dönemde GSMH artışı yüzde 4, GSYİH artışı da yüzde 3.8 olarak gerçekleşti. Ekonominin büyüklüğü de yüzde 19.3 artışla 348.6 milyar dolara yükseldi.
İNŞAATTAKİ BÜYÜME % 5.4’LE SINIRLI
Sektörel bazda bu yılın üçüncü üç ayında en yüksek büyüme, % 14.5 ile ithalat vergisinde yaşandı. Bu dönemde sanayi % 3.7, ticaret sektörü % 1.3 büyürken, tarım sektörü Türkiye’yi kavuran kuraklığın etkisiyle % 7.8 küçüldü. Büyüme, ulaştırma ve haberleşmede % 3.6, mali kuruluşlarda % 7.5, konut sahipliğinde % 2.4, serbest meslek ve hizmetlerde % 1.1, devlet hizmetlerinde % 1.2, kâr amacı olmayan kuruluşlarda % 1.2 olarak gerçekleşti.
Son yıllarda hızlı bir büyüme trendi izleyen inşaat sektörü de fren yaptı. İnşaatta ilk çeyrekte % 16.5, ikincide % 15.7 olan büyüme oranı üçüncü çeyrekte % 5.4’te kaldı. İnşaat sektörü yılın ilk dokuz ayında % 11.5 büyüdü.
ÖZEL HARCAMALAR CANLANDI
Genel seçimler öncesi ve cumhurbaşkanlığı tartışmalarının yoğunlaştığı ikinci çeyrekte sabit fiyatlarla % 0.7 düşüş gösteren tüketim harcamalarında üçüncü çeyrekte % 3.6 artış yaşandı. Özel nihai tüketim harcamaları ilk çeyrekte % 2.1 artmış, ikinci çeyrekte ise % 0.7 azalmıştı.
İYİMSER SENARYO
Sanayi üretimi Ekim’de canlandı. Milli gelirde % 30’luk ağırlığa sahip sanayide performansın son iki ay da sürdüğü ve tarımdaki küçülmenin yavaşladığı varsayılarak % 4’lük büyüme çıkacak.
KÖTÜMSER SENARYO
Sanayi, ticaret ve tarımdaki küçülmenin süreceği, inşaattaki büyümenin de düşük kalacağı öngörülüyor. Buna göre, son çeyrekte büyüme % 2, yıllık büyüme ise % 3.5 olacak.
SPK : DEVLET GARANTİLİ BİR MORTGAGE SİSTEMİ DÜŞÜNMÜYORUZ !
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Turan Erol, hiçbir şekilde devlet garantili bir mortgage sistemi oluşturmayı düşünmediklerini söyledi. Erol, Türkiye’de mortgage piyasanın 150 milyar dolarlık bir hacme, bunun milli gelire oranının da yüzde 35’e ulaşmasını beklediklerini söyledi. Dünya Bankası grubu üyesi Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ile Dünya Gazetesi'nin düzenlediği "Konut Finansmanı Konferansı 2007: Türkiye'de Konuta Erişimi Artırmak" konulu konferansta konuşan SPK Başkanı Turan Erol, dünya genelinde insanların ev almak için harcadıkları paranın 5 trilyon dolar olduğunu söyledi.
Türkiye’de konut finansmanında SPK olarak yalnız denetleyici değil, sistemin gelişiminde destekleyeceklerini belirten Erol, sermaye piyasalarını güçlendirmek gerektiğini ifade etti. Erol, ipotekli tahviller üzerinde çalışmalara devam ettiklerini, 4 ürünün piyasaya çıkarılması üzerinde çalıştıklarını belirterek, hiçbir şekilde devlet garantili bir sistem oluşturmayı düşünmediklerini kaydetti. Erol, mortgage sisteminde değerlemenin çok önemli olduğuna işaret ederken, teminatlarla ilgili değerleme hizmeti verecek danışma kurulları oluşturduklarını kaydetti.
Erol, Türkiye’de mortgage konusunda ciddi gelişmeler beklediklerini vurguladı. İspanya’nın son 10 yılda Avrupa’da en hızlı gelişen morgage piyasasına sahip olduğunu belirten Erol, “İspanya’da , 500 milyar Euro civarındaki piyasa GSMH’nın yüzde 50’sini teşkil ediyor. Güney Kore’de hızlı gelişme gösteren 300 milyar dolarlık piyasa GSMH’nın yüzde 25’ini oluşturuyor. Bu iki ülke deneyimlerini yakından inceliyoruz. Türkiye’de ise piyasanın 150 milyar dolarlık hacme, GSMH’nın ise yüzde 35’ine ulaşmasını bekliyoruz” dedi.
Türkiye’de bankaların konut kredilerini düşük tutmasının, gayrimenkullere olan ilgiyi artıracağını ifade eden Erol, gayrimenkul fontlarının artmasının ise sektörün gelişmesine önemli katkı sunacağını söyledi.
Özince: Piyasalar derinleştirilmeli
Türkiye Bankalar Birliği (TBB) ve İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince de, Türkiye’de finans sektörünün beş yıl içinde geldiği noktayı değerlendirdi ve mortgage sistemine ilişkin görüşlerini aktardı. Özince, Türkiye’de finansal sektörün hala bankaların egemen olduğu bir sektör olduğuna dikkat çekerek, finansal sektörün büyümesi ve yeni ürünlerle derinleşmesini sağlayacak araçlardan en önemlisinin konut finansmanı olduğunu kaydetti. Özince, “Türkiye’nin finansal piyasalarını derinleştirmeye büyük bir ihtiyacı var. Bunun için de elimizde çok fazla araç kalmamıştır. Elimizdeki bu aracı mutlaka kullanmamız gerekiyor” dedi.
Özince, Türkiye’de emlak sektörünün kendine gelme döneminde olduğunu vurgulayarak, Türkiye’deki konut stokunun yüzde 38’inin ruhatsız, yüzde 33’ünün ise operasyonel ya da iskan hakkı olduğunu söyledi. Binaların yüzde 60’ının da 20 yaşın üzerinde olduğuna dikkat çeken Özince, Türkiye’de konut kredilerinin tüketici kredisi tanımları içerisinde olmaması gerektiğini, uluslararası uygulamalara uyum sağlayabilmek için bunun şart olduğunu, bunun hali hazırda büyük başağrısı yarattığını kaydetti.
Bayraktar: İstanbul’daki 1,8 milyon konutun yenilenmesi gerekiyor
TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar ise, Türkiye’de ise konut ihtiyacının göçle birlikte arttığını belirterek, Türkiye’de şehirlerin etrafını “yağ lekesi” gibi saran gecekonduların, konut ihtiyacını, sunumunu ve finansmanını içinden çıkılmaz hale getirdiğini kaydetti. Bayraktar, Türkiye’nin dünyada 1-1.5 yıldır ipoteğe dayalı konut finansmanında yaşanan krizden olumsuz etkilenmediğini vurgulayarak, “Türkiye’de insanlar barınmayı ve evi kutsal sayar, ihtiyaçlarının en üstünde tutar. Ne yapar ne eder bu borucun öder. İpoteğe dayalı konut finansmanı yastık altında bulunan varlıkları likidite edecek ve piyasaya çekecektir” diye konuştu.
Bayraktar, Türkiye’de 16 milyon konutun yarısının zaman içinde yenilenmesi gerektiğini söyleyerek, “Türkiye’deki mevcut konut stoku gözden geçirilmeli, ihtiyarlayan konutların büyük bir bölümü yenilenmeli” dedi. Artan nüfus nedeniyle her geçen gün konut ihtayacının arttığı Türkiye’de 2003 yılından bu yana 300 bine yakın konut inşa ettiklerini aktaran Bayraktar, bu konutların yanında ilköğretim, hastane ve diğer sosyal alanları da yaptıklarını söyledi.
Konut inşaatı sektörünün ekonomiyi canlandırmasının yanı sıra önemli istihdam sağlayan bir alan olduğuna işaret eden Erdoğan Bayraktar, yabancı yatırımcıları önemli fırsatlar sunan konut sektörüne yatırım yapmaya çağırdı. Bayraktar, yabancıların bu alana yapacakları yatırımla ilkleri başaracağını ve çok karlı çıkacağını belirtti. Bayraktar, “İstanbul’da 3 milyon konutun yüzde 60’ının yenilenmesi gerekiyor. İstanbul’da uydu kentlere ihtiyaç var. Bu şehir ciddi potansiyel içeriyor. Bunların yapılmasıyla birlikte 500 milyar dolarlık hacimli piyasa canlanacaktır” diye konuştu.
KONUT FİNANSMANI İSTANBUL’DA
Dünya Bankası Üyesi IFC ( International Finance Corporation ) ve Dünya Gazetesi işbirliği ile düzenlenen Konut Finansmanı Konferansı, İstanbul Hilton Convention Centre’da 3 – 4 Aralık tarihlerinde yapıldı. Temel hedefi, dünyadan ve Türkiye’den uzmanlar eşliğinde ortaya koymak olan konferans’ta mortgage sektörünün Türkiye ekonomisine etkileri, konut finansmanında küresel tecrübeler, kentsel dönüşüm ve rehabilitasyon uygulamaları, gayrimenkul yatırımları, konut finansmanının perakende pazarındaki etkileri, konut finansmanında alternatif iş imkanları, konut finansmanında sermaye piyasası çözümleri, Türkiye deneyimleri ve fırsatlar ele alındı. Platin sponsorun Ağaoğlu Şirketler Topluluğu, altın sponsorun Türkiye İş Bankası ve gümüş sponsorunda TEB’in olduğu konferansta; ULİ Başkanı Haluk Sur, TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, SPK Başkanı Turan Erol, Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince ve değişik ülkelerden gelen uluslararası finans kuruluşlarının temsilcileri konuşmacı olarak yer aldılar. Konferansta konuşmacılardan biri olan Birleşik Arap Emirlikleri’nde merkezi bulunan Almak Finans temsilcisi Arfi Alharmi; B.A.E.’de 2003’de yabancıların mülk edinmesini sağlayan kanunun çıktığını, 2004 yılının ise bir çok ülkede ekonomik reformların yapıldığı bir yıl olduğunu belirterek, gayrimenkul fiyatları yükselince mortgage fiyatının da yükselmeye başladığını böylece geri ödemenin de zorlaştığını söyledi. Alharmi ayrıca bölgede Katar ve Ürdün’de nüfus artışının çok hızlı olduğunu ve bu artışın devam edeceğini, Ortadoğu da çok büyük projelerin gerçekleşmekte olduğunu kaydetti.
KÖTÜ KOMŞUNUN DAİRESİ SATILABİLECEK
Meclis, Kat Mülkiyeti Yasası’nı kabul etti. Borcunu ödemeyen komşuların evi, mahkeme kararıyla satışa çıkarılacak. Kimse keyfi tadilat yapamayacak.
Meclis, apartman ve sitelerde yaşayan herkesi yakından ilgilendiren Kat Mülkiyeti Yasası’nı kabul etti. Yasa, binaların depreme karşı dayanıklı hale getirilmesini sağlayacak. Hiç kimse kafasına göre evinde değişiklik yapamayacak. Dükkan ve galeriler için kolonlar kesilemeyecek, balkonlar rengarenk boyanamayacak. Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilen yasa şu düzenlemeleri içeriyor :
Deprem Harcamaları: Depreme dayanıklılık için yapılacak harcamalar, ana gayrimenkulün genel giderlerine ilave edilecek. Binayı güçlendirme gider ve avans payını ödemeyenler, gecikme için aylık yüzde 5 tazminatı ödeyecek.
Geçimsiz Komşular : Yasada geçimsiz komşular için de bir düzenleme yapıldı. Kooperatif kesintisi, apartman aidatı, bakım, onarım gibi konularda borcunu ödemeyen, yükümlülüklerini yerine getirmeyerek komşuları için hayatı çekilmez hale getirenlerin mahkeme kararı ile evlerinin satılması kararında zarara uğramaları önlenecek. Ev, davanın açıldığı tarihteki değil, hüküm verildiği tarihteki rayiç değerinden satılacak. Mevcut sistemde ev davanın açıldığı tarihteki değerinden satılıyordu. Davalar çok uzun sürdüğü için vatandaşlar büyük zararlara uğrayabiliyordu. Dava açıldığında bir ev 50 bin YTL ise mahkeme sonuçlandığında değeri 100 bin YTL’ye çıkıyor, ancak yasadaki hüküm nedeniyle vatandaş 50 bin YTL’lik zarara uğruyordu.
Kat maliklerinden bir kısmı bu davayı açmak istemezse davayı öteki kat malikleri açacak ve hakim, hüküm vermeden önce, devir bedelinin ileride hak sahibine ödenmek üzere davacılara uygun bir süre verecek. Devir bedelinin süresi içinde geçimsiz komşunun hesabına yatırıldığına ilişkin belge ibraz edildiğinde ve davanın kabulü halinde hakim, davalının bağımsız bölümünün mülkiyetinin, davayı açmış olan kat maliklerine arsa payları oranında devredilmesine ve devir bedelinin işlemiş faiziyle davalıya ödenmesine karar verecek.
Kat irtifakı sahiplerinden biri, kendine düşen borçları, noter aracılığı ile yapılan ihtara rağmen, ihtar tarihinden başlayarak 2 ay içinde yerine getirmezse, hakim onun arsa payının ve kat irtifakının, dava tarihindeki değeri karşılığında, öteki paydaşlara arsa payları oranında devrine karar verebilecek.
Site Yönetimi İki Yılda Bir Toplanacak : Site yönetimleri seçimlerinin iki yılda bir yapılmasının yolu açıldı. Mevcut sistemde yılda bir site yönetimi seçiliyordu. Birkaç bloktan oluşan sitelerde yönetim seçimlerini yapacak kişileri bile seçmek bir yılı buluyordu.
Tadilat için yüzde 80’in onayı yetecek
Ortak Alan Tadilatı İzinle : Gayrimenkullerin ortak alanlarında yapılacak tadilatlar için tüm kat maliklerinin yazılı rızasının alınması hükmü de değişti. Yeni yasada daire sahiplerinden biri, diğer kat maliklerinin “beşte dördünün” ( yüzde 80 ) yazılı rızası olmadıkça, ana gayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesis, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramayacak. Ancak acilen onarım veya ana yapının güçlendirilmesinin zorunlu olduğu mahkemece tespit edilirse kat maliklerinin rızası aranmayacak.
Muhalif Olanlara Dava Açılabilecek : Bina ile ilgili alınan bir kararı benimsemeyen daire sahipleri mahkemeye kararın iptali için dava açabilecek.
Kolon, kiriş kesilemeyecek
Tadilata Sınır : Komşularının onayı olmadan hiç kimse evindeki kolon ve kirişleri kestiremeyecek. Taşıma sistemine dahil ise duvarlarını yıktıramayacak. Özellikle apartmanların altındaki dükkan ya da galerilerin kolon ve kirişleri kesip, depremde binaların yıkılmasına neden olmasının önüne geçilmiş olacak.
Kat mülkiyetine geçise iki yıl süre
1.000 Ytl Ceza : Yasa çıkmadan önce kat irtifakı kurulmuş ve yapıları tamamlanıp yapı kullanma belgesi alınmış binalara, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç 2 yıl içinde geçecek. Belirtilen sürede, kat mülkiyetinin kurulması için gereğini yerine getirmeyen kat irtifak hakkı sahipleri, bin YTL para cezası ödeyecek.
Renk renk balkonlar tarihe karışıyor
Ortak yerlerde inşaat, onarım ve tesis, değişik renkte dış badana veya boya da tarihe karışıyor. Ancak acilen onarım veya yapının güçlendirilmesinin zorunlu olduğu mahkemece tespit edilirse kat maliklerinin rızası aranmayacak.
Deprem için yapılan güçlendirmeler ana gayrimenkulün genel giderine eklenecek ve ödemesini geciktirenler aylık yüzde 5’lik gecikme tazminatı ödeyecek.
Kat maliki, kendi bağımsız bölümünde ana yapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamayacak. Binaların kiriş, kolon ve perde duvarlar gibi taşıyıcı sistemleri ortak yerler sayılacak. Artık malikler kafasına göre kolon kiriş kesemeyecek.
Yapıları tamamlanmış olan kat irtifaklı binada, yapı kullanma izin belgesinin alındığı tarihten itibaren 1 yıl içinde kat mülkiyetine geçilmesi zorunlu. Bundan kaçınan kat irtifak sahipleri para cezası ödeyecek.
Yöneticinin ad ve soyadı ile iş ve ev adresi, bina girişine görülecek bir yere asılacak. Bu yapılmazsa, yönetici veya yönetim kurulu üyelerinin her biri, şikayet olursa mahkemece para cezasına çarptırılabilecek.
Ortak alanlarda tadilat için artık tüm maliklerin değil, beşte dördünün rızası yeterli olacak.
www.egitimliemlakcilar.org
|
ÖNEMLİ BİR RİCA!
Hiç şüphe yokki derneklerin en temel gelir kaynağı cüzi miktardaki aidatlardır. Eğitimli Emlakçılar Derneği de 10 YTL/ay tutarındaki aidatlarla faaliyetlerini gerçekleştirebilmektedir. Zamanında ödenmeyen aidatlar, derneğin bütün faaliyetlerini olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle birikmiş aidat borçlarınızı 0212.344.13.33 numaralı telefonumuzdan Sayın Burcu TURAN ile irtibata geçerek ivedilikle ödemenizi önemle rica ediyoruz. |
|